Just another WordPress.com site

Sertaç Bucak: İkinci bir HDP olmaya niyetimiz yok!
Türkiye’deki Kürd siyasetini değerlendiren KDP Bakur Başkanı Sertaç Bucak, „Kürd halkının yaşadığı her alanda örgütlenmenin doğru olduğunu düşünüyorum. İkinci bir HDP olmaya hiç niyetimiz yok!“ diyor.
sertac-bucak
Yeter Polat

ypolat@imp-news.com

Kürdler arası birliğin, Kuzey Kürdistan siyasal yaşamının en temel handikaplarından birisi haline dönüştüğü bir gerçek. Bir araya gelen ve bir türlü birlikte devam edecek zemini yakalayamayan ve bu nedenle dağılan grup, parti ve çevreler şimdi yeni bir birleşim için yeniden bir aradalar.

Kürd kamuoyunda çok yoğun tartışmaların yaşanmasına yol açan, KDP çizgisine yakınlıkları ile bilinen T-KDP, KADEP ve KDP-Bakur’un birlikte yürüttükleri yeni parti girişiminde sona yaklaşıldı. Güney’de bulunan PWD’nin de içerisinde yer alması beklenen bu partileşme girişiminin hangi aşamada olduğunu, programı ve siyasi hedeflerini KDP Bakur Başkanı Sertaç Bucak IMPNews’e değerlendirdi.

sertac%cc%a7-bucak8
– KDP Bakur’un bileşeni olduğu iddia edilen çeşitli kesimler yaptıkları açıklamalarda, ‘Kuzey’de alternatif olmaktan’, ‘siyasi boşluğun doldurulması’ gerektiğinden söz ediliyor. Alternatif olmaktan anlamamız gereken PKK’ye mi, devlete mi alternatif? Ve nasıl bir alternatif olmayı amaçlıyorsunuz?

Biz demokrasiyi ve siyasal çoğulculuğu savunan bir anlayışa sahibiz. O açıdan Kürdistan siyasetinin çoğulculuğuna önem veriyoruz. Kürdistan gibi kutsal bir davayı çalışmalarının odağına koyan ve iktidar olmayı hedefleyen bir parti, hiçbir siyasal partiden rahatsızlık duymaz. Siyaseten ve programsal olarak diğer partilerden farklılıklarımız var. Biz üç siyasal parti ve hitap ettiğimiz geniş yurtsever kesim aynı programı savunduğumuz için tek bir partide birleşmeyi kararlaştırdık. Bu gelecek için doğru bir adımdır. Medya çalışanlarının büyük bir kesimi bana hep şuna veya buna “alternatif misiniz” diye soruyor. Size şunu baştan söyleyeyim: Biz coğrafyamızdaki hiçbir Kürd partisine düşman değiliz. Onların varlığı bizi kesinlikle rahatsız etmiyor, çünkü siyasal çoğulculuğa inanıyoruz. Ama siyaseten o kardeşlerimizden farklı düşünüyoruz, onun içinde farklı bir oluşum kararı aldık. Savunduğumuz siyasetin Kürdistan davasını çözecek güçte olduğuna inanıyoruz ve iddialıyız. Biz halkımızın ve ulusumuzun hak ve özgürlüklerini savunmak ve kazanmak için yola çıkıyoruz. Varlık nedenimiz bu haklı ve meşru davaya çözüm bulmaktır, budur bizim varlık nedenimiz.

KDP 200 yıl önce Şeyh Ubeydullah Nehri (1880) ile başlayan, Osmanlının son dönemlerinde Şeyh Abdulselam Barzani II’den, Şeyh Said Efendiye (1925), Ağrı Dağı’ndan (1930), Dersim Katliamına (1938), ondan sonra Kuzey’de süren uzun ve sessiz geçen karanlık döneminin şafağı 11 Temmuz 1965 ile devam eden Kürd milli hareketinin savunucusu ve sahibidir.

– Partinizin Kürdlerin ulusal/toplumsal haklarını savunma noktasında nasıl bir programı olacak? Devletin Kürdlere karşı uygulamalarına karşı mücadele edecek misiniz, bunu ne tür mücadele biçimleri ile yapmayı düşünüyorsunuz?

Yasal olarak kurulacak parti milli, Kürdistani, siyasal ve sivil mücadele yöntemini esas alan, demokrat, yurtsever, yüzü ortak değerler topluluğu olan Batı’ya dönük, merkez hüviyetli kitlesel bir parti olacak. Dolayısıyla KDP sol ya da sağda dar kalıplar arasına sıkıştırılmış ideolojik bir parti olmayacaktır.

KDP şiddeti siyasi mücadelenin aracı olarak kullanmayı ilkesel ve kategorik olarak reddediyor. Türkiye’de barışçı siyasi mücadele kanalları açıktır. Bu olanaklar vardır ve daha da zorlanmalı, genişletilmelidir. Bu anlayışla biz, tamamen kitlelerin gücüne, sivil siyasi mücadeleyle haklarını elde etme azim ve isteğine dayanarak ve oy tercihlerine başvurarak, her düzeyde iktidara gelmeye, ortak olmaya ve yönetmeye adayız.

Halkların kendi geleceklerini tayin hakkını, uluslararası siyaset ve hukuk belgelerinde tanımlanmış temel hak olarak görüyoruz. Bu bir halkın özgürce kendi siyasal statüsü, devlet ve hükümet biçimi ile ekonomik, sosyal ve kültürel gelişimi üzerinde özgürce söz söyleme ve karar verme hakkını içerir. Bu hak federal ya da konfedere bir sistemle, bağımsızlığı da içerecek şekilde kendini yönetme biçiminde gerçekleşebilir. Ki bu da uluslararası siyasi ve hukuksal belgelerde tarif edilmiş, halkların kendi geleceğini özgürce belirleme hakkının barışçıl ve demokratik süreçlerle yaşama geçirilmesidir. Biz bu çerçevede yönetme yetkisini elde ettiğimiz her kademede, özellikle yerel yönetimlerde yönetim tarzımızı bu anlayışla belirleyeceğiz.
sertac%cc%a7-bucak8
Milli ve toplumsal siyasi mücadelemizin merkezinde birey vardır; birey için hak ve özgürlükleri savunmayı esas alıyoruz. Devlet, siyaset, kurum ve değerler, her şey bireyin yaşam hakkının korunması, mutluluğu ve huzuru içindir. Bireyin (vatandaşının) mutluluğunu ve huzurunu amaç edinen sistem, hem demokratik, hem adil, hem de insanidir. Çağımızın ulaştığı bilimsel-teknolojik gelişme düzeyinden azami ölçüde yararlanan, iyi eğitilmiş ve çağdaş demokratik değerleri özümsemiş, özgür irade ve karar sahibi bireylerin yetiştirmesinin Kürdistan toplumunun geleceği açısından son derece önemli olduğunu düşünüyoruz.Ekonomide liberal ve sosyal devlet anlayışıyla yönetilen, rekabet koşullarının bağımsız yargı güvencesinde adilce sağlandığı, serbest piyasa ekonomisini benimsiyoruz. Bu ilkelere göre ekonomik politikamızı dizayn edeceğiz.

Biz ekonomi politikada uzmanlarla yapacağımız çalıştaylarda, dönemsel ekonomik siyaseti ve stratejiisini belirlemeyi düşünmeliyiz. Bu yöntemin diğer alanlarda da uygulanmasının önemli olduğunu inancındayız.

Kürd dilinin Türkçe’nin yanı sıra resmi dil olarak kabul edilmesini ve anayasal güvenceye kavuşturulması gerekir. Kürdçe eğitim ve öğretimin ilkokuldan başlamak üzere yüksek öğrenimde dahil uygulanmalıdır. Bunun için çabalayacağız. Kürd dili ve edebiyatının gelişmesi için her düzeyde eğitim, öğretim ve kültür kurumlarının gelişmesi, Kürd kültürü, tarihi eserleri, örf, adet ve geleneklerinin korunup geliştirilmesi çalışmaları yürütülecektir.

Hukukun üstünlüğü ve yargının tam bağımsızlığı ilkelerine partimiz bağlıdır. KDP, düşünce ve ifade özgürlüğüne uluslararası normlar çerçevesinde şiddet içermediği sürece hiçbir kısıtlama getirilmemesini savunur. Basın ve yayın özgür olmalıdır. En temel insan hakkı olan haber alma özgürlüğü, ancak basın ve yayının özgür olduğu ülkelerde ve koşullarda mümkündür.

Bizim varlık ve kuruluş nedenimiz, Kürd milletinin hak arama ve özgürlükler davasıdır. KDP, açık, sivil, demokratik, meşru ve barışçıl temellerde örgütlenir ve çalışmalarını yürütür. Demokratik ve meşru gösteri, yürüyüş ve sivil itaatsizlik eylemleriyle siyasi ve kültürel amaçlı değişik etkinlikler düzenlemeyi temel bir yaklaşım olarak benimser.

Dış politikamızın ana çizgisi, hak ve özgürlüklere saygı temelinde barış ve huzuru tüm güçlerle birlikte sağlamak ve karşılıklı saygı çerçevesinde güven içinde yan yana yaşama bilinç ve iradesini güçlendirmektir. Bireyin ve toplumların özlemini duyduğu barış, huzur ve güvenli bir gelecektir. Partimiz savaşa, çatışmalara, teröre karşıdır. Savaş ve şiddet en çok Kürd halkına zarar vermiş, vermeye devam ediyor.

Programımızda “kadın ve gençliğin” sorunlarından, “din ve vicdan özgürlüğüne”, “engelli vatandaşlarımızın” eşit hakları konusunda ve “doğanın korunmasına” ilişkin bir dizi çağdaş normlarda talep ve önerilerimiz var. Bunlar programımızın önemli ana başlıkları.
sertac%cc%a7-bucak-kdp-bakur
İsmail Beşikçi önceki gün parti girişiminizi hem uyaran hem de eleştiren bir makale yazdı, salonlardan çıkılması ve kitleselleşmesi gerektiğini, Kuzey’in dinamiklerine dikkat çekerek, sadece Barzani önderlikli KDP’nin yardım ve desteği ile ayakta kalamayacağı yolunda yorumlar yaptı. Sanırım kitle desteği olmadan bir partinin varlık göstermesi zor olacak. Sizce kitleselleşmek gerekecek mi, bu ciddi sorunu nasıl aşacaksınız?

Sayın İsmail Beşikçi’nin yazısını okudum. İsmail hoca değerli bir bilim adamıdır. Uyarıları ve eleştirileri kuşkusuz önemlidir. Partiler kitle desteği ile ayakta kalır ve doğru siyaset ile başarıya ulaşır. Ben kurulacak partinin Kürdistan’da karşılığı olduğunu düşünüyorum. Bu dün öyleydi, bugün de öyledir yarın da öyle olacağını düşünüyorum. Kuzey de Kürdistanlılar artık kurşun ile ölmemelidir. Ne köy ne de kentlerimiz tanklar ve toplar ile yıkılmamalıdır. Genç Kürd kız ve erkekleri Suriye, İran ve diğer diktatör devletlerin siyasal ihtirasları için ölmemelidir. Kürd halkı yaşayarak, sivil, demokratik ve siyasal mücadele ile millet ve insan olmaktan kaynaklı hakları için kararlıca mücadele edip kazanmalıdır. Ateşe atılacak tek bir çocuğu yok Kürdistanlıların.

Dolayısı ile kurulacak yasal parti siyasal mücadelede yeni bir soluk ve nefes olacaktır. Daha yasal parti kurulmadan yapılan tartışmalar, yazılan yazılar önemsendiğimizin göstergesi olarak algılamak gerekir. Biz ne yapmak istediğimizin bilincindeyiz. Bizim için alacağımız sonuç ve önümüzdeki projeler önemlidir.

– Kuzey’de KDP kökenli 3 parti ve birkaç grup var, bunların zaman zaman birleşmeden söz ettikleri ancak bunun çeşitli sebeplerden dolayı akamete uğradığı biliniyor. Uzun zamandır çelişkilerin yaşandığı bu çevreleri şimdi birleştiren temel motifler nedir?

Mella Mustafa Barzani’nin “1961 9. Eylül Devrim’inden (Şoreşa îlonê)” etkilenen yurtsever altı aydının 1965 yılında ortaya koyduğu milli irade siyaseten oldukça önemlidir. 11 Temmuz 1965’te TKDP/PDKT’yi yaratan irade çok iyi biliyordu ki; ayrı örgütü olmayanın ayrı devleti olamaz. 52 yıllık bir mirasa sahip olan bizler Türkiye ve Kürdistan ‚da yaşanılan siyasal buhran, konjonktürel şartlar ve de uğradığımız sistematik baskılardan dolayı maalesef biçilen tarihi misyonu layıkıyla yerine getiremedik.

Dolayısı ile aynı programı paylaşan, 1965 geleneğinden gelen insanlar, içinde bulunduğumuz uluslar arası ve ulusal siyasal koşullarda güçlerini birleştiriyorlar. Temel motif halkımızın ve ülkemizin içinde bulunduğu durumu hak etmediğimiz gerçeği ve bunun mutlaka değişmesi gerektiği inancıdır.

– PWD’nin de yeni parti kuruluşunda temel bileşenlerden olacağı söyleniyor. PKK kökenli bir hareket ile PDK kökenli birkaç farklı çevrenin birleştiği, birlikte siyaset yapacağı ne tür ortak zeminler var? İlerideki süreçte aranızda doku uyuşmazlığı çıkacağı yolunda uyarılar da okuduk. Buna ne dersiniz?

Bu projenin 3 bileşeni var. Doğru. Birisi biziz. Diğer arkadaşlarımız sizin tabiriniz ile geçmiş “kökenlerine” ilişkin şimdilik açıklama yapmamayı benimsiyor. Ancak size şunu rahatlık ile söyleyebilirim; hazırlıklarımızı tamamladık, çok sancıda yaşamadık. Bugün hepimiz kendimizi KDP’li olarak görüyoruz, bu sizin sorunuzda bahsettiğiniz “okuduğunuz uyarılar”ın ileride de olmayacağının göstergesi. Zira KDP dar kalıplar içine sıkışmış ideolojik bir parti değil, onun için 1970’lere özgü “doku uyuşmazlığı çıkacağı” kanısını taşımıyorum. Parti program taslağımızda; Partimiz, kendisi de çoğulcu bir yapıya sahiptir ve iç işleyişinde her kademede özgür seçimlere dayalı katılımı ve direkt temsili esas alır diye belirtilmiştir. Bizim ortaklaştığımız noktalar partinin taslak programında belirtilen siyasal ilkeler ve geleceğe yönelik Kürdistani vizyonumuzdur.
sertac%cc%a7-bucak-kdp

– PKK’ye yakın kimi şahsiyetler ve örneğin Mustafa Karasu gibi PKK’li yöneticiler partinizin kuruluş çalışmasının AKP’nin bilgisi ve ilgisi doğrultusunda geliştiği yolunda yorumlar yaptı. Kuruluş aşamasında AKP ile herhangi bir temasınız oldu mu? Bu yorumları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bana Mustafa Karasu ve temsil ettiği düşünce yapısının (kendi güdümünde olmayan) hangi parti karşısında böyle bir tavır takınmadığını gösterebilir misiniz. Ben bu ifadeleri ve bu bağlamdaki iddiaları, inanın ciddiye almıyorum.

– Parlamento odaklı bir siyaset yürütecek misiniz? Önümüzdeki seçimlere katılmayı amaçlıyor musunuz?

Orta vadede bütün enerjimizi ülkemizdeki yerel yönetimleri kazanma başarısına odaklamak istiyoruz. Yerelde iktidar olmak ilk hedefimiz olacak. Bunun önemli bir halkası olan “Belediyeleri halka hizmet merkezlerine dönüştürmek ve örnek bir belediyecilik anlayışını geliştirmek öncelikli bir görev olacaktır”.

– Sadece Kürdlere ve Kürdistan’da mı örgütlenmeyi tasarlıyorsunuz? Örneğin Türkiye’nin sorunlarına Türk seçmene de yönelik bir siyasetiniz olacak mı? Onları da kapsamayı düşünecek misiniz HDP gibi?

Kürdlerin hak ve özgürlüklerini kazanmasının Türkiye’de demokrasi ve temel insan hakları standartlarının yükseltilmesi, sivil toplum kültürünün güçlendirilmesi, barış ve huzurun sağlanması ve yaşama geçirilmesi ile aralarında önemli bir bağ vardır.

Evrensel demokratik değerleri özümsemiş, insan haklarına saygılı, hukukun üstünlüğüne dayanan ve tüm bunları yeni bir anayasa ile güvenceye alan Türkiye’nin yaratılması önemlidir. Böyle bir Türkiye’de Kürd halkının temel hak ve özgürlüklerine kavuşması daha olanaklı olacaktır. Çünkü sorunların barış içinde siyasi müzakere, diyalog yoluyla çözüme kavuşması olanaklı hale gelir. Kürd halkının yaşadığı her alanda örgütlenmenin doğru olduğunu düşünüyorum. İkinci bir HDP olmaya hiç niyetimiz yok!

– Resmi kuruluş kongresini ne zaman yapacaksınız? Kurucular arasında sürpriz isimler var mı? Partinin başkanlığı konusunda isminiz geçiyor, bu doğru mu?

Biz hazırlıklarımızı tamamladık. Ancak içinden geçtiğimiz siyasal koşulları göz önüne alarak, bir tarih vermenin doğru olmayacağını düşünüyorum. Uygun siyasal koşullar oluştuğunda tarih tespiti yapıp hemen başvuruda bulunmak daha doğru olur. Tüzük ve program taslakları hazır. Kurucular listesi oluşturuldu. Bizler, hepimiz inanarak ve severek mesai harcayıp bu işin hizmetkarlığını yaptık. Son siyasal kararları kurucular kurulu verecek. Tüzük ve program taslaklarını onlar gerekli görürse değiştirip, ondan sonrada onaylayacak ve başvuru gününün tarihini saptayacak.

(A.T.K)

Advertisements

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden / Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden / Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden / Ändern )

Google+ Foto

Du kommentierst mit Deinem Google+-Konto. Abmelden / Ändern )

Verbinde mit %s

Schlagwörter-Wolke

%d Bloggern gefällt das: