Just another WordPress.com site

29424_113472778691693_8329273_n (2)
von Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu
Ortadoğu’da tarihlerinden ders almayan tek millet vardır, o da biz KÜRTLER’iz. Irak Kürtleri resmen BMe müracaat ederek hukuken bağımsızlık istemeli, çünkü Irak Kürtlerinin sorunu egemenlik ve statü sorunudur. Kürt sorunu uluslararası sorundur ve uluslararası bir masada çözülebilir. Bu bağlamda son sözümü ilk önce söyleyeyim. Kuzey Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’de bağımsızlığını acilen ilan etmelidir.

Şimdi sizlere Kürdistan’da 1923’den ta bugüne kadar yaşanan trajedinin, kıyımın, katliamın, mezalimin, vahşetin, terörün boyutlarını, ayrıntısını anlatacak değilim. Buna ne zaman ne de yüreğim dayanır. Ama müsaadenizle birazda olsa General Dr. Said Çürükkaya’nın mücadelesinden bahsetmek istiyorum.

Kürt sorununun çözümünde General Dr. Said Çürükkaya’nın tavrı
General Dr. Said Çürükkaya’ya göre sorunumuzun adı başkalarının bize dikta ettirmek istedikleri gibi “KÜRD “değil “KÜRDİSTAN “sorunudur.
Herhangi bir ülkenin “İÇ – Sorunu değil, “ULUSLARARASI BİR SORUN “dur. “DEMOKRATİK HAKLAR – SORUNU “ya da “DEMOKRASİ “sorunu değil.
“TOPRAK VE SINIRLAR SORUNUDUR.

Bu bağlamda Self-determinasyon hakkındaki hukuki ve siyasi görüşleri dile getirmekte fayda var kanaatindeyim.

Hukuki ve siyasi gerçekler karşısında self-determinasyon ilkesi, uluslararası hukukun genel bir ilkesi olarak kabul edilmektedir. Kürtlerin bağımsız devletlerini kurmak istemeleri de son derece meşrudur. Devleti olmayan nüfusu kalabalık olan halklardan biriside Ortadoğu’nun en büyük dördüncü etnik grubu olan Kürtlerdir. Dolayısıyla Türkiye Kürt sorununu kendi iç meselesi olarak göremez, Türkiye’nin çözümü sadece kendisi için değil Irak’taki Kürtler, için de olmalıdır. Bu bağlamda Başkan Barzani’nin hedeflediği “bağımsızlık referandumunu” Türkiye olarak onaylayalım, Irak Kürtleri bağımsızlıklarını ilan etsinler. Devamında da Irak Kürdistan’ının bağımsızlığının güçlenip, derinleşmesi için elimizden geleni yapalım. Bunun Türkiye’ye bir zararı olmaz. Bu gelişme “Kürt kartını” kullanmayı seven ama “Kürt siyasi kimliğinin güçlenmesinden nefret eden” emperyalistler için sonun başlangıcıdır.

Türkiye’nin çözümü sadece kendisi için değil Irak’taki Kürtler, Türkmenler, Şiiler Suriye’deki Kürtler, İran’daki Kürtler için de olmalıdır. Eğer Ortadoğu’da yaşayan Kürtler için ülke olarak çözüm önerimiz yoksa, sorunu çözemeyiz ve sorun ülkemizi içinden çıkmaz bataklığa çeker. İçinden çıkılmaz bir bataklığa düşmemek için Irak Kürtleri eğer bağımsızlıklarını ilan ederlerse, bunu kabullenmemiz gerekir kanaatindeyim. Türkiye bu bağlamda acemlere karşı, Azeri, Türkmen ve Kürt kartını elinde tutabilmesi için, Irak Kürtlerinin bağımsızlığını kabullenmelidir. Türkiye’nin bulacağı bu çözüm Türkiye için olağanüstü bir kazançtır. Türkiye bunu yapabilir, dünya konjonktürü buna Ortadoğu’da çok müsait. Siyasi hırsları, sistem kavgalarını bırakıp kafa kafaya vererek düşünmek zorundayız; bundan daha büyük sorunumuz olamaz.
Verdiği söze sadık, ilmine ve kalemine sadık, milletine sadık, davasına ve silahına sadık, çilekeş, dosdoğru bir dava adamı olarak tanıdı aziz Kürt milleti rahmetli General Dr. Said Çürükkaya’yı.

General Dr. Said Çürükkaya, bu baki Dünya’da bağımsız Kürdistan ideali uğruna kalemiyle, hitabetiyle, mütevazı ve vakur çehresiyle, silahı ve cesaretiyle, yakın tarihimizin zulümlerle dolu karanlık dönemlerinde, Kürt halkı ve değerleriyle barışık bir münevver olarak üzerine düşen insani görevi hakkıyla yerine getirdi. Hepimiz buna şahidiz.
Günümüzde siyasî olarak özerk, federal bir bölge olarak uluslararası resmî tanınmaya sahip olan tek bölge Irak’ın Kürdistan Bölgesel Yönetimi’dir. Dolaysıyla değerli Başkan Mesut Barzani yönetimindeki KÜRDİSAN HÜKÜMETİ bütün diplomatik ve hukuki yolları devreye sokarak, Kürt halkının arzusu yolunda Bağımsızlık ilan etmelidir. Çünkü self-determinasyon hakkı, insanların ülkelerinin kaderini belirlemeleri içindir.

Her ne kadar bazı devletler, kendi çıkarlarını esas alarak self-determinasyon ilkesinde farklı politikalar izlemekte ’iseler de. Geçmişte de sömürgeci güçler bu ilkeye mesafeli yaklaşmışlardı, çünkü BM Şartı’nda belirtilmeyen pek çok vazifenin kendilerine yükleneceğini düşünmüşlerdi. Günümüzde ise durum tam tersidir, emperyalist güçler bugün, ulusal sınırların yeniden belirlenmesine ilişkin bütün meseleleri gündemlerinde tutmaktadırlar. Örneğin Birleşmiş Milletler Adalet Divanı’nın Namibya ile ilgili 1970’te, Batı Sahara ile ilgili olarak 1975’te ve Doğu Timor ile ilgili olarak da 1995’te vermiş olduğu kararlarında, self-determinasyon hakkının bir uluslararası hukuk ve gelenek kuralı olduğu anlatılmıştır.
Bu durumda halklar kendi yönetim biçimlerini serbestçe tayin edebilirler Dış müdahaleden bağımsız olarak yaşadıkları ülkede kendi egemenliklerini sürdürebilirler. Temsili demokratik hükümetler kurabilirler. Eğer mevcut devlet ülkesindeki halkın bütününü temsil eden bir yönetime sahip değilse, halkın bir kısmı dinsel, dilsel, ırksal nedenlerle kendilerini yönetimde temsil edemiyorsa bu grupların Güney Afrika’da olduğu gibi self-determinasyon hakkı vardır. İşte bu hakkı garantiye almak için ulusların kendi kaderlerini tayin etme özgürlüğünü savunanların düşünceleri hukuki ve siyasi acıdan doğru bir yaklaşımdır.

Bildiğiniz gibi insana kıymet kazandıran mensup olduğu ırk değil, sahip olduğu faziletlerdir. General Dr. Said Çürükkaya Kürdistan’ın aziz bir evladı olarak bizlere ülkemizin sömürge olmaktan ve parçalanmışlıktan kurtulması için vatanperverliği öğretti.

Ve yine zat-ı âlileri yüce Kürt ulusuna Ortadoğu’daki barbar, vahşi ülke ve faşist rejimlerce ve emperyalistlerinde destek ve onayı ile dayatılan devletsiz ’lige son verip, her milletin olduğu gibi kürdün ’de en doğal hakkı olan kendi devletine sahip olması için Kürdistan’a gidip terörist DAEŞ’e karşı mücadele etti.

Eğer zat-ı âlileri isteseydi Almanya’da ve Avrupa’nın her bir ülkesinde bizler gibi lüks bir hayat yaşardı. Böyle bir yaşamı o tercih etmedi.
General Dr. Said Çürükkaya Bremen Üniversitesini başarıyla bitirmişti. Almanca, Kürtçe, İngilizce, Türkçe ve Zaza’ca en üst düzeyde anadili gibi konuşabiliyordu. Bu kabiliyetlerinin yanında kendini Arapça, Farsça ve Fransızca ifade edebilecek lisan bilgisine sahipti. Askeri zekâsıyla tüm dünyada tanıyordu.

General Dr. Said Çürükkaya gönül verdiği Kürdistan’ın bağımsızlığı davası uğruna Almanya veya Avrupa’daki lüks yaşam olanaklarını reddetti. Terörist DAEŞ’e karşı mücadele için Kürdistan’a gitti.

Bu dünyada General Dr. Said Çürükkaya ğibi bir evladı analar az yetiştirmiştir. Ben bunları sizlerin huzurunda dile getirirken General Dr. Said Çürükkaya’yı yetiştiren, büyüten o mübarek Tayibê annenin ve o mübarek babanın önünde saygıyla eğiliyor ve onlar aramızda olmasalar bile onları rahmetle anıyor ve onların o mübarek ellerinden, bende onların bir manevi evladı olarak saygıyla öpüyorum.

General Dr. Said Çürükkaya DEAŞ’in Şengal’e saldırmasının ardından Kürdistan Bölgesi’ne döndü. O askeri olarak üniversite mezunu bir deha ve yerinin doldurulması çok zor olan bir generaldi. İnsani yanı çok ağır bastığı için, O aynen gönüllü bir Pêşmerge, olarak terörist DAEŞ’e karşı savaşmayı tercih etti. Kürdistan’ın bağımsızlığı uğruna her türlü Diktatörlüğe karşı mücadele etti.

İstiklâl Mahkemeleri’nde canlarına okunan Şeyh Said’in, Kiği’li Seyda Ömer’in, Miralay Xalid Begê Cibrî’nın, Seyid Rıza’nın ve ismini burada sıralayamadığım Kürt önderlerinin aziz hatıralarını yükseltti. Diktatörlüğe karşı direndi, Kürdistan’a özgürlük için sesini yükseltti, ezilen tüm halkların haklarını savundu.

General Dr. Said Çürükkaya Kürdistan’a tekrar dönüş gerekçesini, şu cümlelerle açıklamıştı: ’’ Terörist DAEŞ tüm insanlığa karşı savaşan bir örgüttür. Özellikle terörist DAEŞ’ın Ezidi Kürtlere yaptığı uygulamalar, erkekleri öldürmeleri, kadınları cariye olarak satmaları, 21. Yüzyıl’da hala dünyada böyle bir şey olması ve bunun Kürdistan’da vuku bulması, bir Kürt olarak ağrıma gitti. İnsanların yardıma muhtaç olduklarını gördüm. Bunları bir biçimde örgütleyip, bu canilere karşı kendi köylerini, evlerini koruyabilecek bir pozisyona getirilmeleri gerektiğini düşündüm.

Buradaki Pêşmerge güçleriyle birlikte DAEŞ’e karşı gönüllü olarak savaşmak isteyen, Ezdi, Hristiyan ve Kürt gençlerini eğitip kendi köylerini, insanlarını korumak için oluşturulan bazı birliklerin daha nitelikli bir savaş yürütebilmeleri için onlara yardımcı olmak için Kürdistan’a döndüm.”

’’Demokratik Cumhuriyete verecek canım yok, varsa eğer bir canım ancak bağımsızlık için feda ederim’’ demişti.

General Dr. Said Çürükkaya’nın unutulmaz bu değerli düşüncelerinin ve değerlerinin önünde sadece bir nefer olarak değil, rahmetlinin tavırlarından Kürdi duruş öğrenen bir Kürdistanlı bilim adamı olarak saygıyla eğiliyorum.
Siyasi vurgulamalar
Öz yönetim
Değerli Okuyucularım beni anlayışla karşılayacağınıza inandığım için, şu cümleleri ’de bu arada belirtmek istiyorum.

Binlerce siyasi kitap ve makale okudum, „Öz yönetim “terimine siyasi terminolojide ve siyaset teorisinde rastlamadım, çünkü böyle bir yönetim şekli devlet idarelerinde yoktur.

Öz yönetim terimi ambalajı güzel ama içi boş bir kavramdır. Ambalajı güzel fakat içi boş bir kavram uğruna Kürt gençlerini ölüme göndermek doğru bir siyasi tavır değildir, bu biz Kürtlere yapılan büyük bir zulümdür. Bu zulmü biz Kürtlere halen yapanlar var.

’’Demokratik Cumhuriyet terorisi’’
1990 yılında, çok gencin hayali olan Tıp Fakültesinde okuyordu, başarılı bir Tıp öğrencisiydi. Yıllar çok çabuk gelip, geçti ama General Dr. Said Çürükkaya Kürt milletine yapılan zulme göz yummadı. Terörist DAEŞ’in Kürtlere karşı yaptığı saldırılara- biz Avrupa’da refah içerisinde yaşayanlar gibi- rahmetli duyarsız kalmadı. Özellikle DAEŞ’in “sünni radikalizmin” sembolü olarak yaratıldığını, kısa zamanda, “tüm Sünni coğrafyanın ezilmesi” ve İran’ın güçlendirilmesinin maymuncuk anahtarına dönüştürüldüğün farkındaydı.

General Dr. Said Çürükkaya’’Demokratik Cumhuriyet uğruna verecek canım yok, varsa eğer bir canım ancak bağımsızlık için feda ederim’’ ’cümlesini ’de kullandı.

Bu vesileyle ben’ de tekrar burada vurgulamakta yarar görüyorum.
İran’ın, Talabani, Goran hareketi ve PKK’yı kullanarak hedefe oturttuğu Barzani’yi Türkiye’nin ve tüm dünyanın açık açık desteklemesi gerekir.
Başkan Barzani’nin hedeflediği “bağımsızlık referandumunu” Türkiye olarak onaylayalım. Devamında da Irak Kürdistan’ının bağımsızlığının güçlenip, derinleşmesi için elimizden geleni yapalım.

Bu tür bir gelişme, “Kürt kartını” kullanmayı seven ama “Kürt siyasi kimliğinin güçlenmesinden nefret eden” emperyalistler için sonun başlangıcı olacaktır kanaatindeyim.

Barzani’nin Irak Kürdistanı’ndaki varlığına karşı olan bir örgütün, “Irak’ın toprak bütünlüğünden yanayız!” diyerek hangi bölgesel Kürt düşmanı devletlerle iş birliği içinde olduğu da aleni bir gerçekliktir.
Ernesto Che Guevara ve General Dr. Said Çürükkaya mukayesesi
Dünyada solun bayrak adamı olan Ernesto Che Guevara’nın 39 yıllık hayatı Amerikan emperyalizmine karşı mücadele ile geçmiştir. Hayatını da Che bu yolda kaybetmiştir.

General Dr. Said Çürükkaya’nın 48 yıllık hayatı sömürgeciliğe karşı mücadeleden oluşur. Ve bununla da kalmaz o emperyalizmin ürettiği terörist DAEŞ diktatörlüğüne karşıda hem askeri ve hem de siyasi alanda direnmiştir, Kürdistan’a özgürlük için sesini yükseltmiştir, ezilen tüm halkların haklarını savunmuştur.

Che ile rahmetli Said’in arasındaki fark Said’in Kürt vatanperveri oluşudur. Yaşamını da bu yolda kaybedişidir.

General Dr. Said Çürükkaya Şengal’de yaşanan insanlık dramına karşı Almanya’dan Erbil’e gidip kahraman Peşmerğe güçlerine savaş eğitimi vermeye başladı.

Kürdistan’ında çeşitli savaş cephelerini ziyaret ettiğinde, Peşmerge’nin savaş taktikleri konusunda eğitimsiz olduğunu tespit etti.

Terörist DAEŞ’e karşı ancak DAEŞ’in kullandığı taktikleri öğrenen ve kullanan bir Peşmerge’nin başarılı olabileceğine kanaat getirdi. Ve bu tezini tüm Kürtlerin gözdesi ve el üstünde tuttukları bir General olarak teoride dile getirdi.

General rütbesiyle Peşmerge kuvvetlerine ağır silahları kullanmanın yanı sıra teorik ve pratik siyasi eğitim verdi.

Teori derslerinde “savaşta insanın rolü, yurtseverlik, peşmerge ruhu ve maneviyatı, savaş taktiklerinin teorik izahı, Pratik eğitimin de ise bixi, RPG-7, kannas ve doçka gibi silahların tanıtımı ve kullanımı, şehir savaşları, patlayıcılarla yapılan pusu ve mayınların boşa çıkarılması gibi konularda binlerce Peşmergeyi eğitti.

Özellikle Peşmergelere Kürt tarihi, yurtseverlik, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti konularını içeren siyasi dersler verdi.
Dolayısıyla çağımızda biz Kürtlerin Ernesto Che Guevaraya eşdeğer siyasi ve askeri alandaki dehası General Dr. Said Çürükkaya dır.
Ben ikisine ’de mücadelelerinden dolayı saygı duyuyorum.
Ayrıca rahmetli Said’in önünde saygıyla eğiliyorum.

Benimde “Söyleyecek sözüm var!
Yıllar çok çabuk geldi, geçti. Benimde “Söyleyecek sözüm var!” Kürt meselesinin çok derin ve maalesef kanlı, gözyaşıyla dolu uzun bir tarihi bulunmaktadır.

Kürt meselesi, son iki yüzyıl boyunca çok aktörlü, çok devletli bir soruna dönüştü ve bugün aklı başında hiç kimse, her devlet için aynı çözüm modelinin geçerli olacağını düşünmüyor
Bu arada ben gerçekleşmeyen çözüm süreciyle ilgili düşüncemi aynen tekrar belirtmek istiyorum. “Çözüm Süreci” adıyla başlayan o geçmiş dönem, “Kürt sorununa çözüm” etiketi ile sunulamayacak kadar derinlikli değişim ve dönüşümleri gerektirmekteydi.

Bu konu, sadece etnik boyuta indirgenemeyecek karmaşıklıkta, ekonomik, tarihî, kültürel, bölgesel ve siyasi boyutları iç içe geçmiş bir sorun olarak halen ortada durmaktadır.

Reformların yapılması, sadece kültürel hakların verilmesi, anayasaya eşit yurttaşlıkla ilgili maddeler konulması gibi sınırlı düzenlemelerden daha çok, ülkede adalet merkezli ve insanların kimliğini ve inancını özgürce yaşadığı siyasi, kültürel ve ekonomik yaşam kalitesini topyekûn yükseltecek köklü düzenlemelerden geçmektedir.

Bu çapta bir sürecin ehemmiyeti ise yeteri kadar anlaşılamamış ve yeterince anlatılamamıştır.

Ey Kürt General Dr. Sait Çürükkaya’nın mücadelesinden ders al. Senin ve ülkenin geleceğine dair karar verenleri tartış.
Kaderini ve geleceğini başkalarının eline ve merhametine bırakma, tartış. Kaderini ve geleceğini tesadüflere bırakma tartış.
Öteki kürde saygıda kusur etmeden tartış, o sana saygı duymasa dahi. Ötekine kin duymadan tartış, o sana kin duysa ve senden nefret etse dahi. Sabır, hoşgörü ve tolerans sınırlarını sonuna kadar zorlayarak tartış.
Sonuç
General Dr. Said Çürükkaya sadece idealleri uğruna haksız olarak medreseyi Yusufîye’ye düşmedi, o 30 Ekim 2016 tarihinde Kürt halkının bağımsızlığı uğruna DAEŞ’e karşı mücadele ederken şehit düştü, ama o yılmadı hep mücadele etti.

Yapacaksak bir işi tam yapalım ve Musul’un DAEŞ’in elinden kurtarılmasında askerî açıdan biz Kürtlere ne iş düşüyorsa, onu yerine getirelim tezini savundu.

Yüzbinlerce Kürt ve yurtseverin katılımıyla seni Cenâb-ı Hakk’ın sırf fazlı ve lütfu ile, cennetlik kulları için hazırladığı rıza ve merhamet diyarı olan ebedi istirahatgahına yolcu ettik. Bu vesileyle tekrar huzurlarınızda Kendilerine Yezdâ-yı Müteal’den rahmet niyaz eder; başta değerli kardeşi Mehmet Selim Çürükkaya, ailesi, tüm Kürdistan’lılar ve Bingöl’lüler olmak üzere, dostlarına, yakınlarına ve yüce Kürt milletine sabr-ı cemil niyaz ederim.

Ey Aziz Şehid General Dr. Said Çürükkaya hakkını bizlere helal eyle.
Kürtler’in dağlardan başka dostu olmalı artık.

Ey Kürt aydını General Dr. Sait Çürükkaya’nın mücadelesinden ders al.

Ey Kürt milleti Kaderini senin ve ülkenin geleceğini başkalarının eline, merhametine tesadüflere bırakma.

Türkiye Kürt sorununu kendi iç meselesi olarak göremez, Türkiye’nin çözümü sadece kendisi için değil Irak’taki Kürtler, için de olmalıdır. Kürtler tarihlerinden ders almalı, yoksa tarihlerindeki felaketler tekrar yaşanır.

Kuzey Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’de Kuzey Irak Kürt Ulusunun bekasını düşünmeli. Kuzey Irak Kürt Bölgesel Yönetimi bağımsızlığını derhal ilan etmelidir, çünkü onlar açısından başka alternatif yoktur.

Luxemburg, 3.Ocak 2017

Advertisements

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden / Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden / Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden / Ändern )

Google+ Foto

Du kommentierst mit Deinem Google+-Konto. Abmelden / Ändern )

Verbinde mit %s

Schlagwörter-Wolke

%d Bloggern gefällt das: