*Anadolu’da yaşayan asırlık inançlar*
tekman
*Anadolu’da yaşayan dini inanç ve folklorik kültür mozayiğinin her şeye
rağmen yaşatmaya devam ettiği kaç bayram, şenlik ve özel gün olduğunu
biliyormusunuz ??*

Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde binlerce yıldır meydana gelen olaylara
rağmen yanyana yaşamayı ve bugüne gelmeyi başaran cemaatler için hangi
günler kutsal nitelik ve çok özel anlam taşıyor?

Özellikle iç ve dış mihraklarca her türlü tahrik ve bölücü kışkırtma ile bu
cennet vatanın bir takım emperyalist emellere yem edilmek istendiği,
insanların vatanseverlik ve dini duygularının sömürülerek birbirlerine
düşman kılınmak isteği şu günlerde, Anadolu ve Mezopotamya sınırları içinde
yaşayan inaçların herkesçe bilinmesi gerektiğine inanıyoruz.

Tekman Post olarak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkesin birbirinin hangi
tarihte hangi kutlamaları yapacağını bilimesinin, kışkırtma ve
provakasyonları bir nebze olsun frenleyeceğine inanıyoruz.

Ümit iletişim Hizmetlerinin verdiği takvimi esas alarak tüm günleri
harmanlayarak sizlere sunmayı bir görev bildik. Çünkü bu memleket bizim ve
aşağıdaki inançların inananları bulunduğu sürece rahatça yaşamasını sağlamak
hepimizin görevi…

***

*Abdal Musa Törenleri: *Her yıl 21-22 Haziran tarihlerinde
Alevi-Bektaşilikte kutsal olan „12 Makam“dan birinin sahibi Abdal Musa
Sultan’ı anma törenleri yapılır. Antalya-Elmalı’daki Tekke Köyü’ne giden
Alevi-Bektaşiler burada kurbanlar keser, cem yaparlar.

*Apotami Kefalis İonnu: *Kocasını zindana attırarak onun kardeşi Kral
Hirodes’in karısı olan Hirodias, Yahya Peygamberden nefret etmektedir. Çünkü
o, Kral’a „Kardeşinin karısını almak sana caiz değildir“ demiştir. Hirodias,
kızı Prenses Salome’yi kullanır. Salome, baş döndürücü dansından sonra
Kraldan Vaftizci Yahya’nın başını ister…

İşte bu inanca olan saygı nedeniyle Rumlar, Yahya Peygamberin başının
kesildiği bu günde (29 Ağustos) perhiz tutar, karpuz, domates gibi, rengi
kırmızı olan hiçbir şey kesmez ve yemezler.

*Apokries:* Rumlar, karnavalı Paskalya Yortusu’ndan 50 gün önce kutlar
(2006’da 26 Şubatta kutlandı). Büyük Oruçtan önceki üç gün aralıksız
eğlenilir. Partiler düzenlenir, herkes kılıktan kılığa girer, maske takar,
bol bol yemek ve içki tüketilir. Yıllar önce, rengârenk giyinmiş, maskeli
insanlar sokaklarda karnaval geçidi yaparlar ve süsledikleri karnaval
kuklasını ateşe verirlerdi; bugün yalnızca yemek davetleri, eğlenceli
toplantılar düzenleniyor.

*Aşure Günü:* Aşure, kelime anlamıyla onuncu demektir, Hicri ayların ilki
olan Muharrem’in 10. günüdür. Araplar, İslamiyet’in nüzulünden önce de bu
günü kutsal sayar ve oruçla geçirirlerdi. İnanışa göre, Nuh Peygamber,
Tufandan kurtulduklarında, gemide kalan tüm erzaktan tatlı bir aş
pişirilmesini söylemiş ve o gün pişirilen aşa zamanla aşure denmişti.

10 Muharremin, aynı zamanda Hz. Hüseyin’in Kerbela’da şehit edildiği gündür.
Bu nedenle Aleviler ve Şiiler Muharremin 12. gününe kadar oruç tutar, 12.
günün (2OO6’da 11 Şubat’a denk geldi) akşamı oruç açılır ve matem bitince
kurban kesilir, aşure dağıtılır.

*Avak Şapat:* „Büyük Hafta“… Bazı Hıristiyan mezheplerine göre,
Paskalya’dan bir hafta önceki Cumartesi günü Isa Mesih’in Lazarus’u
diriltmesi ile başlayıp kendi dirilişine kadar geçen haftadır..

Cumartesinden başlayarak (2006’da 8 Nisan’a denk geliyor) her gün. Hazreti
İsa’nın çarmıha gerilmesi süreciyle ilgili önemli bir olayın anısı
yaşatılır. Perşembe günü ise, son akşam yemeği günüdür. İnanışa göre, İsa
Mesih, son gününde, sevgisinin ve alçakgönüllülüğünün bir simgesi olarak,
havarilerinin ayaklarını yıkamıştır. Perşembe günü, Hazreti İsa’nın Romalı
askerler ve Yahudi görevliler tarafından tutuklanması anısına gece yarısına
dek ayin yapılır. Halk arasında bu gece „Latsi Kişer“ (Ağlayış Gecesi)
olarak bilinir. O akşam, yeşil mercimek yenir, mercimeğin Meryem Ana’nın
gözyaşlarını simgelediğine inanılır.
Cuma sabahı İsa Mesih’in çarmıha gerilmesi, insanlığın günahlarına kefaret
için ölmesi ve akşamüstü de kaya mezarına gömülmesi anısına ayinler
düzenlenir.

*Ayias Efimias:* Fener Rum Ortodoks Patrikhanesinde gömülü bulunan önemli
bir azizenin anısına kutlanır. Ayia Efimiya’nın mucizeler gösterdiğine
inanılır. Mucizelerinden biri, kutsal kitapların değerine ilişkin bir
denemede, tabutunun içine konulan iki kutsal kitaptan Ortodokslara ait
olanını seçmesidir. Anlatılara göre, ertesi gün tabut açıldığında Ortodoks
kitabı ellerinin arasında, diğeri ayaklarının altında bulunur. Ayia Efimiya
terzi olduğu için o gün kiliselerde cemaate iğne dağıtılır. Sabah ayininde,
azizenin bedeninin bulunduğu tabut törenle açılır (11 Temmuz).

*Ayias Theklas: *Rumlar, Ayias Theklas adlı azizeyi andıkları bu bayramda,
Büyükada Aya Yorgi (Ayios Yeoryios) tepesindeki manastıra çıkar, mucizesine
inanılan Ayia Thekla ikonasını ziyaret ederler (24 Eylül). Manastıra
yalınayak çıkılır ve bir mum yakılarak ya da kandile yağ ekleyerek adak
adanır.

*Ayiu Stefanu: *Rumlar, bu bayramda Hıristiyanlığın ilk şehidi olan Aziz
Stefanu’yu anarlar (27 Aralık). Aziz Stefanu Gününde koyun veya kuzu
keserek, pişirip fakirlere dağıtma geleneği, bugün de yaşatılıyor.

*Berat Kandili:* Kameri takvimde Şaban ayının 14. gününü (2006’da 7 Eylül)
15’ine bağlayan gecedir. „Beraat“, temizlik, arılık; hastalıktan, borçtan,
suçtan kurtulma, erdem, olgunluk, iyilik, güzellik gibi niteliklerde
benzerlerinden üstün olma anlamına gelir. Müslümanların dua okuyarak, namaz
kılarak geçirdikleri bu gecede, günahlardan arınacakları vaat edilmiştir.
Berat ve diğer kandillerde, Türkler, kandil simidi yemeyi (yağlı, susamlı
çörek) gelenek halini almıştır,

*Boutho Dninve: *Diğer kiliselerde de tutulan bu orucu Süryani cemaati,
Ninova halkının, MÖ 862 yılında Kral Tiğlatpalassar dön e m i n d eki „Büyük
Tövbe“sini örnek alarak tutmaktadır. Önceleri 6 gün tutulan oruç, zamanla
3’e indirildi. Bu orucun özelliği üç gün, üç gece hiçbir şey yenilip
içilmemesidir. Hayli meşakkatli bir ibadet olan bu orucu günümüzde özellikle
bir dileği olan genç kızlarca tutuluyor. (2OO6’da 13 Şubata denk geldi)

*Cemaat Bayramı: *Yezidilerin (Ezidiler) en önemli bayramı. 7 gün sürer.
Yezidilerin piri Şeyh Adi’nin bir araya getirdiği ilk cemaatin anısını
tazelemek için kutlanır. Eskiden 23-30 Eylül arası kutlanan bayram, 20.
yüzyılda 6-13 Ekim’e alındı. Tören, Musul’un kuzeyindeki Laleş’te (Şeyh
Adi’nin türbesinin bulunduğu kutsal topraklar) yapılır. Törene, her aşireti
temsilen bir kişi katılır.

*Cejna Heftemal: *Kürtlerin 2 Mart’ta kutladığı bu bayramda dağlardan,
ovalardan renk renk çiçekler toplanır ve bunlardan Şilan adı verilen bir
çember yapılır. Kadın-erkek, genç-yaşlı herkes o gün için yıkanır, giyinir,
süslenir ve üç kez çiçeklerden yapılan bu çemberin içinden geçer. İnanışa
göre bu geçişle yılın bütün dertlerinden, sorunlarından kurtulunur, bahara
kavuşulur.

*Cejna Mîhrîcane:* Kürtçe’de „mihr“ sevgi, „gan“ ise can, süreklilik
anlamına gelir. Mihrican „sürekli sevgi“ demektir. İnanışa göre bu gün,
Tanrının bütün canlılara ruh verdiği gündür. Kürtlerin, Nevrozdan sonraki en
önemli bayramıdır (31 Ağustos).

*Denho:* Her Hıristiyan çocuk, doğumunu izleyen ilk aylarda vaftiz edilir.
Çocuk, vaftizle insanlığın günahlarından arınır, yeniden doğar ve Tanrı’nın
Krallığına katılarak ruhsal yaşama başlar. Süryaniler Hz. Isa’nın vaftizini
Denho Günü’nde kutlar (6 Ocak).

Bu bayramda Isa Mesih’i temsil eden haç, bir kabın içindeki suya bırakılır.
Cemaatten biri, Isa Mesih’in sağdıcı olur ve kap kilisenin içinde törenle
dolaştırıldıktan sonra, herkes bu sudan bir miktar alıp evine götürür.

Hıristiyan inanışına göre, Hz. İsa, Ürdün Nehri’nde vaftiz edildiği için, bu
olayın anısına ve onu temsilen deniz, göl ve nehirlere yakın olan
kiliselerdeki cemaat ve ruhani temsilciler, ayinin ardından sahile gider.
Kutsal haç, dualar eşliğinde ruhani lider tarafından suya atılır.

Burada hazır bulunan gençler, suya atlayıp yüzerek, haçı almak için yarışır.
Haçı çıkaran genç, ruhani lider tarafından bir altın haç ile ödüllendirilir.

Suların kutsanmasını temsil eden bu gelenek, İstanbul’un sahil
semtlerinde asırlardır sürdürülüyor. Osmanlı döneminde rahatlıkla
gerçekleştirilen ayini, son yıllara kadar Türkiye Cumhuriyeti’nin Hıristiyan
vatandaşları her sene coşku ve huzur içinde gerçekleştiriyor.

Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi ile Çengelköy Rum Ortodoks Aya Yorgi
Kilisesi bu inanç çerçevesinde her sene ayin düzenlemeyi sürdürüyor.
Düzenlenen ayine katılan Hıristiyan gençleri denize atılan Haçı almak için
birbirleriyle yarışıyorlar.

*Diyarnıntaraç: *Eski Ahitte „İlk doğan her erkek çocuk Rabb’e adanmış
sayılacak“ denir. Hazreti İsa da buna uygun, olarak sünnet edilir ve
kırkında Kudüs’teki tapınağa götürülür. Ermeniler, İsa Mesih’in doğumunun
40. gününü ve tapınağa sunuluşunu 14 Şubat’ta kutlar. Yortu arifesinde,
günbatımında, kilisedeki kutsal sofra üzerindeki mumdan alınan ışık,
ellerinde mum tutan halka dağıtılır. Bu ışığın tüm uluslara yönelik olduğunu
vurgulamak için doğu, batı, kuzey ve güneye dönülerek kutsama yapılır. Halk
kilisede yaktığı mumu söndürmeden götürür ve evindeki mumu onunla yakar. Bu,
o ailenin „Tanrı Isa“ tarafından aydınlatıldığını ifade eder.

Diyarnıntaraç halk arasında „ateş gecesi“ olarak da bilinir. Bu günün
Hıristiyanlık öncesinde bir tür Hıdrellez olarak kutlandığı söylenir.

*Dzağgazart:* İncil’e göre, Hazreti İsa, Kudüs’e girerken halkın büyük
bölümü, yollara giysiler, çiçekli dallar ve zeytin dalları sererek onu
karşıladı. Ermeniler, bunun anısına bugün (2006’da 9 Nisan) kiliseyi zeytin
dallan ve taze çiçeklerle donatır. Ayinden sonra herkes evine kiliseden
aldığı bir demet çiçeği ya da küçük bir zeytin dalını götürür. Zeytin dalı,
evin bir köşesine, genellikle mutfağa asılır, yıl boyunca bereket
getirdiğine inanılır.

*Dzununt:* Ermeniler, Noel’i, yani Doğuş Yortusunu, diğer Hıristiyan
mezheplerden farklı olarak, Vaftiz Yortusu ile birlikte 6 Ocak tarihinde
kutlar. Ermeni çocuklar, 5 Ocak gecesi evleri dolaşır ve Isa Mesih’in
doğumunu müjdeler. Çocuklara küçük hediyeler ve bahşiş verilir. Doğuş
Yortusu’nda aile bir araya gelir ve o gün akşam yemeğinde mutlaka balık
yenir. Katolik Ermeniler ise Doğuş Yortusu’nu, diğer Katolikler gibi
Aralık’ı 25’e bağlayan gece ve Aralık’ta kutlar.

*Gağant:* Ermenilerin yılbaşına verdikleri ad. Gağant, zengin bir ziyafet
sofrasıyla eş anlamlıdır. Bütün aile bir araya gelir ve gece yarısına dek
sofrada birlikte olunur, İstanbul Ermenileri, yılbaşı için günler öncesinden
alışverişe başlarlar. Zeytinyağlı yaprak ve midye dolması, topik, hindi ve
anuşabur (aşure) yılbaşı sofrasının vazgeçilmez yiyecekleridir. Yılbaşının
sabahında, erkekler ne kadar yorgun ve uykusuz olurlarsa olsunlar
işyerlerini bir-iki saatliğine açar ve evden getirdikleri bir narı kırarak
tanelerini etrafa serperler. Narın yıl boyunca bereket getirdiğine inanılır.

*Gazend: *Kürtlerdin bir bölümü Yılbaşı’nı 27 Aralıkta kutlar. Baston
taşıyan sakallı bir erkek Yılbaşı Dedesi’ni, genç bir kadın ise Yeniyılı
temsil eder. Birlikte ev ev dolaşıp, hem yeni yılı kutlar, hem de para
toplarlar. Toplanan parayla yapılan yemek, ertesi gün bir şenlik eşliğinde
hep birlikte yenir.

*Hacı Bektaş-i Veli’yi Anma Törenleri:* İlahi gerçeğe ancak sevgi yoluyla
varılacağını, bütün insanların kardeş olduklarını vurgulayarak dinde insan
olgusunu öne özellikle öne çıkartan Hacı Bektaş Veli (1209-I27l), Bektaşilik
tarikatının piridir. Her yıl, 16, I7 ve 18 Ağustos tarihlerinde üç gün
boyunca anılır. „Gönüller Sultanı“ diye anılan Hacı Bektaş Veli’nin,
dergahından feyz alan, erenleri, halkı aydınlatmaları için görevlendirdiğine
ve o erenlerin 40 kültür ocağı kurduğuna inanılır. Anadolu’da bugün saygı
gösterilip, adakta bulunulan pek çok yatır ve türbe o erenlere aittir.

*Hampartsum:* Tüm kiliselerle birlikte Ermeniler de Surp Zadik’in 40.
gününde Hazreti İsa’nın göğe alınışını, Hampartsum Yortusu adıyla kutlar
(2006’da 25 Mayıs). Aynı zamanda bu adı taşıyanların isim günüdür.
Hıristiyanlık öncesinde, bir tür bahar karşılaması olarak kutlanır ve Vicag
(niyet) adını taşırdı. O tarihlerde, Vicag gününde gençler yaylalara çıkıp
eğlenirler, kendi aralarında niyet çekerek bahtlarını öğrenirlerdi.
Ermenilerin büyük bir bölümü, bugünde Hampartsum sofrasından marulu eksik
etmez.

*Hamso Droze:* Hazreti İsa’nın havarilerile birlikte yediği „Son Akşam
Yemeği“ gününü Süryaniler Hamşo DRoze adıyla anar (2006’da 2O Nisan).
İnanışla göre, İsa Mesih, bu son günde, kendisini ele veren öğrencisi de
dahil olmak üzere tüm öğrencilerinin ayaklarını yıkamıştır. Süryani
Kîlisesi’nin ruhanileri de bu günde, Isa Mesih’in gösterdiği sonsuz sevgi,
hoşgörü ve alçakgönüllülüğün bir simgesi olarak seçilen kişilerin ayağını
yıkarlar.
.
*Hanuka: *Asırlar önce Matatyau Ahaşmonay ve beş oğlu, Kudüs şehrinde eski
Yunanlılar tarafından kapatılan Kutsal Mabed’in (Beth Amikdas) yeniden
açılmasını sağlarlar. Bu arada mabetteki kandilin (Menora) yakılması için
sadece bir günlük yağ bulunabilir. Ancak bir mucize gerçekleştiği ve
kandilin sekiz gün boyunca hiç sönmeden yandığı rivayet edildiği için,.
Museviler’in, Kislev ayının 25. günü (2006’da 16 Aralık) başlayan Hanuka
(Işık) Bayramı, bu olaya dayanır. Sekiz gün boyunca her gün mum sayısı birer
tane artırılarak yakılan Hanukiya (dokuz kollu şamdan), bayramın önemli bir
simgesidir.

*Hıdrellez: *Birçok kültürde baharı karşılamak için kutlanır. 5 Mayıs akşamı
başlar ve 6 Mayıs günü kutlanır. Anadolu’da yer yer Sünni ve Alevilerin bir
arada bu günü bir bahar Bayramı olarak piknik ve ziyafetle eğlence içinde
kutladığı görülmektedir.

Alevi inancına göre Hızır Aleyhisselam ve Ilyas Aleyhisselam, Ab-ı Hayat’ı
(ölümsüzlük suyu) aramaya çıkar ve bu suyun kaynağını bulup içerler.
Böylelikle ölümsüzleşen Hızır Peygamber karada, İlyas Peygamber ise denizde
yardıma muhtaç olanların imdadına yetişir.

Kürtler, 6 Mayısta birbirine kavuşan Hızır (Hıdır) ve Ilyas’ın gizemli
gücünden yararlanabilmek için çeşitli kutlamalar yaparlar. Baharın da
müjdecisi olan Hıdrellez’de, parasının çoğalmasını isteyen gümüş bir parayı
keseye koyup gül ağacının dalına asar, ev sahibi olmak isteyen çer-çöpten ev
yapar, sağlık isteyen ise kırlarda yuvarlanır.

Hıdrellez bir çok coğrafyada Çingeneler tarafından da bayran olarak kutlanır

Tüm kültürlerde ortak öğe Hıdrellez ateşi yakılıp, özellikle genşlerin bu
ateşin üstünden atlamasıdır.

*Hızır Orucu:* Daraldığı zamanlarında insanların imdadına yetiştiğine
inanılan Hızır Aleyhisselamın anısına tutulur. 13 Şubat’ta başlar, üç gün
sürer, inanışa göre Nuh Peygamberin gemisi fırtınaya tutulduğunda,
gemidekiler „Yetiş ya Hızır, bizi kurtar“ der. Allah dualarını kabul eder ve
fırtına diner, işte o zaman Allah’a üç gün oruç adanır. Aleviler arasında
yaygın olan bu orucun bitiminde kömbe ve benzeri yemekler pişirilir, eşe
dosta lokma dağıtılır.

*Hicri Yılbaşı:* Hz. Muhammet’in (S.A.V), Hz. Ebubekir ile birlikte
Mekke’den Medine’ye göç ettiği gün (hicret) ve Hicri takvimin başlangıcıdır.
Hicret, Hz. Muhammed’in İslamiyet’i yaymasını ve başarıya ulaşmasını
sağlayan en önemli olaylardandır. Hicri takvim, „kameri“ sisteme göre
düzenlenmiştir (Ay takvimi). 354 günlük bir yıl, 29 veya 30 gün süren 12
aydan oluşur. Bu takvimin başlangıcı Muharrem ayıdır. Muharrem ayının
birinci günü ise „Hicri Yılbaşı“dır (2006’da 31 Ocak tarihindeydi).

*Hristuğenna:* Rumlar, Hazreti İsa’nın doğumunu (Noel) diğer Ortodokslar
gibi 25 Aralık günü kutlar. Aralığın 24’ünü 25’ine bağlayan gece, çocuklar
evden eve dolaşır ve „Kalanda“ adlı Noel şarkıları söyleyerek Isa Mesih’in
doğuşunu müjdelerler. Noel sabahı kilisedeki ayine gidilir. Öğle saatlerinde
akrabalar, dostlar bir araya gelirler ve hep birlikte yemek yerler.

Özellikle çocuklar için çam ağaçları süslenir ve aile üyelerinin birbirine
aldığı hediyeler yılbaşına kadar bu ağacın altında durur. Yılbaşına doğru
çiçek satıcılarının tezgâhlarını dolduran „kokina“ (Rumca’da kırmızı) adlı
minik kırmızı taneli yeşil dallar da bu dönemde, evleri süslemekte yaygın
biçimde kullanılır.

*Ido Dakyomtö:* Isa Mesih’in Diriliş Bayramı (Büyük Kıyam, Paskalya)
kutlamaları (2006’da 23 Nisan).

Süryaniler de diğer Hıristiyanlar gibi bu bayramda birbirlerine yumurta ya
da yumurta formu taşıyan hediyeler sunarlar. Yumurtanın beyaz rengi, Isa
Mesih’in tanrısallığına işaret eder, kırmızı rengi lse özverisinin
ifadesidir. Büyük Kıyam’ın ertesi günü mezarlıkların ziyaret edilmesi
âdettir. Bu günlerde ayrıca, ölülerin ruhu için ayin yapılır.

*İdo Dmavlodö*: Genellikle Noel olarak bilinen Hazreti İsa’nın doğuş
yortusu, Süryanilerde „Ido Dmavlodö“ adıyla kutlanır. Süryaniler 25
Aralık’ta bayramı kutlarken, „Brih mevlode Dmoran“ (Rabbimizin doğuşu kutlu
olsun) derler. Isa Mesih’in doğumunda çobanların yaktığı ateşi simgelemek
amacıyla, kilisenin ortasına tepsi içinde çıralar konur. Cemaat, elindeki
mumlar ile bu çıraları tutuşturur, ateşin etrafında döner, ilahiler söyler.

*Kadir Gecesi:* Allah’ın (cc) 99 güzel adından biri olan Kadir’in sözlük
anlamı „her şeye gücü yeten“dir. Kadir Gecesinin Müslümanlar için bin aydan
daha hayırlı bir gece olduğu müjdelenmiş ve müminlerin be geceyi ibadet ve
tövbe ile geçirmeleri istenmiştir. Ramazan Ayı içinde hangi gece olduğu
kesin olmamakla birlikte, son on gün içinde aranılması sünnetle tavsiye
edilmiştir. Alimlerin ittifakı Ramazan ayının 26. gününü 27. gününe bağlayan
gece olduğu yönündedir. Kadir Gecesi, aynı zamanda kandildir.

Bir yoruma göre, Kuran-ı Kerim en üst semadan dünya semasına bir bütün
olarak inmiş, daha sonra 22 yılı aşkın bir sürede Hz. Muhammet’e parça parça
iletilmiştir. Kitabın bir bütün olarak en üst semadan indiği gece Kadir
Gecesi’dîr. Yaygın olan kanate göre ise, Kuran, Hz. Muhammet’e ilk kez bu
gece inmeye başlamıştır. Kadir Sûresi’nde, Kadir Gecesi’nin bin aydan daha
hayırlı olduğu belirtilmiştir. Kadir Gecesi, Müslümanların günahlarından
arındığı gecedir.

*Khaçverats: *Haç Yortusu… Ermeniler Kutsal Haçın özgürlüğüne kavuşmasının
yıldönümü olan bu yortuyu 14 Eylül’e en yakın pazar günü kutlarlar (2006’da
17 Eylül). Pers İmparatoru Hüsrev, MS 6l0 tarihinde Herakleus’u yenilgiye
uğratarak Kudüs’ü işgal eder ve Kutsal Haçı İran’a götürür. Herakleus,
Kutsal Haçı geri almak için Perslerle savaşır ve Hüsrev’i yener. Kutsal Haç
628 tarihinde tekrar Hıristiyanlara iade edilir. Bu olayın kutlandığı
yortuda, Ermeni kiliselerinde pazar öğleden sonra törenler yapılır ve haç
fesleğenlerle süslenir; kilisenin dört bir yanında okunan dualarla tüm dünya
kutsanır. Rumlar bu günü 14 Eylülde kutlarlar.
*Kurban Bayramı:* Bu bayramda kurban kesecek kadar servete sahip olan her
Müslümanın Kurban Kesmesi vaciptir Fakir ve güçsüzlere yardım edildiği,
çocukların sevindirildiği bu bayram, İslam dininin iki önemli bayramından
biridir (2006’da I0-13 Ocak). Bayramın arefesinde mezarlıklar ziyaret
edilir. Bayramın ilk günü, sabah, cemaatle birlikte iki rekat „Bayram
Namazı“ kılınır. Herkesin en yeni ve en temiz kıyafetlerini giyerek akraba
ve dost ziyaretleri yaptığı Kurban Bayramı dört gün sürer. Bu bayramda
kurban kesmek vaciptir. Kurban, genellikle bayramın birinci gününde kesilir.

Kurban etinin üçte biri fakirlere, üçte biri eşe-dosta, komşulara ikram
edilir. Geri kalan bölümü de kurbanı kesen aileye kalır.

*Lag B’aomer:* Lag B’aomer’in Musevilerde kutsal bir gün olarak kabul
edilmesi birçok tarihi olaya dayanır. Bunların en önemlisi yaklaşık 19 asır
önce, zamanın en önemli bilginlerinden Rabi Akiva’nın yetiştirdiği değerli
öğrencilerin çoğunun hayatına mal olan ve „Ömer“ dönemi başında ortaya çıkan
bir salgının, bu dönemin 33. gününde aniden son bulmasıdır. Bu tarihi olay
anısına, „Ömer“ döneminin ilk 32 gününde düğün vs. hiçbir kutlama yapılmaz.
33- gün olan Lag Laomer’de ise neşelenmek, evlenmek caizdir. (2006’da 16
Mayıs)

*Maeltö: *2 Şubat’ta kutlanan bu bayramın Süryani Kilisesi’ndeki tam adı
‚Mesih’in Mabede Sunuluşu ve Yaşlı Mor Şemun Bayramı“dır. İnanışa göre,
„Hazreti İsa, Yusuf ve annesi Meryem ile tapınağa girdi ve MÖ 282 yılında,
Rabb’ı görene dek ölmeyeceği Kutsal Ruh tarafından kendisine bildirilen
ihtiyar Şemun’un kolları üzerinde taşındı. Şemun, inançlı gözleriyle Rabb’ın
insanlara sağladığı kurtuluşu gördü. Çocuk olan Rab İsa’dan şu dilekte
bulundu: „Şimdi artık, sözün uyarınca, kulunu esenlikle bu yaşamdan azat
edebilirsin. Çünkü gözlerim kurtarışını gördü.“

Maeltö kutlamalarında, Hazreti İsa’mım dünyanın ışığı olduğunu simgeleyen
mumlar yakılır ve cemaatin içinden, Şemun adını taşıyan en yaşlı iki kişi
seçilir; bu kişiler, tören boyunca İncil’in önünde mum tutarlar.

*Metamorfoseos:* Rumlar, Isa Mesih’in görünümünün değişmesini 6 Ağustosta
kutlar… İnanışa göre, İsa Mesih üç havarisiyle Thabor Dağı’na çıkar ve
orada dua ederken görüntüsü değişir. O sırada bir bulut belirir ve Musa ve
Ilyas Peygamberler görünür. Bulut dağıldıktan sonra havarilerinin yanma
güneş kadar parlak, temiz ve ak elbiselerle iner. Bu gün ayrıca, üzüm
bayramı olarak da kutlanıyor ve bu günden önce üzüm yenmiyor.

*Mevlânâ’nın Ölum Yıldönümü: (Şeb-i Aruz) *17 Aralık 1273’te ölen, İslam
aleminin en büyük mutasavvıfı ve şairlerinden Hz. Mevlânâ, her yıl 10-17
Aralık tarihleri arasında sema gösterileri ve çeşitli etkinliklerle anılır.
Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi’nin (1207-1273) düşünceleri, „vahdet-i vücut“
(varlık birliği) kuramına dayanır. Mevlânâ’ya göre, evrende maddi ve manevi
ne varsa, hepsinin kökeni Yaratıcıdır.. İyilik ve kötülüğün varlığı
birbirine bağlıdır. Biri olmadan ötekinden söz edilemez, iyilisin değeri
kötülükle, kötülük ise iyilikle anlaşılabilir. Mev1ana tüm dünyada, aşk,
idealizm, insan sevgisi, umut ve hoşgörünün simgesi haline gelen, büyük
kitleleri etkileyen bir İslam düşünürüdür.

*Mevlit Kandili: *Mevlid, doğmak, doğum yeri ve günü anlamlarını birlikte
içerir. Müslümanların en kutsal dini gecelerinden biri olan Mevlid Kandili,
Milâdi 571 yılında Rebiû’l Evvel ayının 12. gecesi (2006’da 9 Nisan) dünyaya
gelen Hz. Muhammet’in (S.A.V) doğum yıldönümü olarak kutlanır. Türk İslam
kültüründe bu gün camiilerde Mevlit okunur ve Hz. Muhammet’in ruhuna Hatim
indirilir. Her kandilde olduğu gibi bu kandilde de kandil simiti ikramı
artık köklü bir kültür olarak yerleşmiştir.

*Miraç Kandili: *İslamiyet’te Miraç, Hz. Muhammed’in, bir gece (2OO6’da 20
Ağustos) Mescid-i Aksâ’dan Allah’ın dilediği yüksekliklere çıkarılmasıdır.
Bu gecede Cebrail Aleyhisselam, Hz. Muhammet’i Mescidi Haram’dan Mescid-i
Aksâ’ya götürmüş. Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen İslam Peygamberi
burada Burak’a binerek Arş’a çıkmıştır. Allah (c.c), ona ve ümmetine beş
vakit namazı bu gecede farz kılmış, Bakara Sûresi’nin son ayetlerini
indirmiş, cennet ve cehennemi göstermiş, cemaliyle müşerref kılmıştır.

*Mîregan: *Kürtler için gül çok önemlidir ve genelde güllerin açılma ayı
olan Gulan (Mayıs) ayı da adını gülden alır. Güllerin cinslerine göre
sonbahara kadar devam eden pül mevsiminin bitişi olarak düşünülen 3 Ekim
tarihini Kürtler „Miregan“, „Gül Festivali“ olarak kutlarlar. Festival için,
bulunabilen gül çeşit ve renklerinden çelenkler hazırlanır ve çalgılar
eşliğinde eğlenceler düzenlenir. Ayrıca Miregan’da en iyi gül
yetiştiricisine ödül de verilir.

*Muharrem Orucu’nun Başlangıcı*: Aleviler, Hz. Muhammet’in. torunu Hz.
Hüseyin’in Kerbelâ’da şehit edilmesi dolayısıyla Muharrem ayının birinci
gününden (2006’da 31 Ocaktı) 12. günü akşamına kadar mateme girerler.
Bektaşi ve Aleviler, matem boyunca oruçludurlar. Bu dönemde su içilmez,
hayvan kesilmez, düğün, eğlence yapılmaz.

*Nevruz*: (Newroz) Güneşin Koç burcuna girdiği gün.

Türkler bu günü Ergenekon Efsanesine dayandırarak, Asena adlı bir boz kurdun
rehberliğinde demir dağın eritilmesiyle Türk boylarının Ergenekon Vadisinden
kurtulduğu gün olarak şenliklerle anarlar. Bu günün demir dağın eritilmesine
telmih olarak özelikle bir Ahilik geleneği olarak demir dövülür.

Ancak Kürt inanışına bugün Demirci Kawa’nın zalim Dahhak’ı öldürerek halkı
zulümden kurtardığı gündür. Bu efsaneye göre Dahhak, yakalandığı amansız
hastalıktan kurtulmak için büyücü hekimlerin tavsiyesi ile her gün genç bir
insan öldürerek beyinlerini ilaç niyetine yemekteydi. Demirci Kawa, oğlunun
öldürülmek istenmesi üzer,ne isyan ederek halkı da arkasına alarak Dahhak’ı
öldürür… Kürtlerde bu olayı temsilen Türkler gibi örs ve çekçlerle demir
döverler.

Kökleri asırlar öncesine dayanan ve günümüzde özellikle Kürt ve Alevi
toplulukları tarafından kutlanan Nevruz, doğanın canlanmasını temsil eder.
Kürtler için yeni yılın ilk günü anlamına gelir. Kırlara çıkılıp topluca
yemek yenir, ateşler yakılır, dans edilir.

Nevruz, Aleviler tarafından Hz. Ali’nin doğum günü olarak kutlanır.
Aleviler, Hz. Ali’nin doğum gününü şeker, şerbet ve çiçeklerle kutlarlar.
Nevruz bayramı akşamı Hz. Ali’nin doğumuna ait dualar, nefesler okunur,
lokma ve süt dağıtılır, cem törenleri yapılır (21 Mart)
.
*Paskalya:* Büyük Perhiz’den sonra gelir. Paskalya haftası, Hazreti İsa’nın
çarmıha gerilişi ve ölümü haftasıdır. Rumlar, kendi inançlarına göre İsa
Mesih’in çarmıhta can verdiği gün olduğuna inanılan Cuma günü perhiz tutar,
et ve hayvansal gıda yemezler. Cumartesi gecesine dek yas tutulur. Cumartesi
gecesi cemaat kiliseleri doldurur ve tam saat 24.00’te herkes bir mum
yakarak, İsa Mesih’in temsili dirilişini kutlamaya başlar. Gece yarısından
sonra eve dönüldüğünde kırmızı yumurta tokuşturulur. Paskalya Pazar günüdür
(2006’da 23 Nisan).
Öğle yemeği için zengin bir sofra kurulur. Saç örgüsü biçiminde yapılan
Paskalya çöreği ise günün vazgeçilmez yiyeceğidir.

*Pesah:* „Pesah“ kelimesinin sözlük karşılığı „üzerinden geçmek, atlamaktır.
İsrailoğulları’nın yüzyıllar Önce Mısır’daki esaretten kurtulmaları anısına
kutlanır. Allah, İbraniler’e eziyet eden Mısır halkını cezalandırmak için
her ailenin ilk çocuğuna felaket yağdırdığında Musevilerin evlerine zarar
getirmemişti. Bu nedenle Tanrı’ya şükran için Musevi ailelerin ilk erkek
evladı, Pesah Bayramı arifesinde oruç tutar. (2006’da 2O Nisan).

Bugün hâlâ süren Pesah Bayramında „hamursuz“ (Matsa) yeme geleneğinin kökü
de bu olaya dayanır. Israiloğulları Mısır’dan çıkarken, hazırladıkları
hamurların mayalanmasına vakit kalmamış, bu yüzden yolda „hamursuz“ diye
anılan mayasız bir ekmek yemek zorunda kalmışlardır.

*Pir Sultan Abdal’ı Anma Törenleri: *Pir Sultan Abdal, Alevi-Bektaşiler’in
„Yedi Ulular“ olarak tanımladığı halk ozanlarındandır. 16. yüzyılda yaşayan
ve her türlü haksızlığa, din istismarına karşı çıkan, düşüncelerini günümüze
dek uzanan deyişlerle ifade eden bu halk ozanı için her yıl 2 Temmuz’da
doğum yeri Sivas-Yıldızeli’ndeki Banaz Köyü’nde törenler yapılır, kurbanlar
kesilir, semah dönülüp Pir Sultan kendi deyişleri ile anılır.

*Protohronia: *Rumlar, Miladi yılın başlangıcı olan I Ocak’ta Hazreti
İsa’nın sünnetini kutlar. 31 Aralık akşamı çocuklar, Noel’de olduğu gibi ev
ev dolaşır, Noel şarkıları söyler, armağan ve para toplarlar. Yılbaşı gecesi
hindi yenir, dans edilip eğlenilir. Yıl boyunca uğur getirsin diye evde,
işyerinde nar kırılır.

Rumların bir geleneği de bu günde, Sakız Adası’ndan getirilen sakızla
(mastika) yapılan, üzerinde yeni yıl yazan yuvarlak Yılbaşı Pidesi
pişirmektir. Rumlar, Noel Baba olarak bilmen Patara doğumlu Aziz Nikolaus’u
6 Aralık’ta anarlar ve onun denizlerin koruyucusu olduğuna inanırlar..
Dünyadaki bütün çocuklar, denizlerin yanı sıra çocukların ve hayır
kurumlarının da koruyucusu Aziz Nikolaus’un yılbaşı gecesinde kendilerine
armağan getireceğini bilirler. Ancak Rum çocukları, kendilerine yılbaşı
sürprizini hazırlayan azizin Vasilios olduğuna inanırlar.

*Pun Paregentan:* Ermeniler, Büyük Oruç’un arefesinde (2006’da 26 Şubat) Pun
Paregentan adlı karnavalı kutlar. Günbatımıyla Medz Balık’a (Büyük Oruç)
girilir. Bu tövbe dönemidir, amacı dua ve oruçla yürekleri sınayıp,
inananları Diriliş Yortusuna hazırlamaktır. Pun Paregentan’da yenir, içilir,
eğlenilir. Herkes çeşitli kılıklara girip, komşularına, arkadaşlarına
şakalar yapar.
Büyük Oruç onu takip eden Avak Şapat ile birlikte 7 hafta (50 gün) sürer. Bu
sürede hayvansal gıda alınmaz. Günde tek öğün, akşam duasından sonra, sadece
sebze ve tahıl yenir. Düğün yapılmaz, eğlence düzenlenmez.

*Purim:* Musevilerin, bazı ülkelerde festival boyutları kazanan bu
bayramından bir gün önce, özellikle Ester ismini taşıyanlar oruç tutar.
Mordehay’ın yeğeni Ester, Kral Ahaşveroş tarafından beğenilerek kraliçe ilan
edilir. Kralın veziri Aman, önünde diz çökmeyi reddeden Yahudi kavmini imha
etmek için kralı ikna etmeye çalışır. Kraliçe Ester, bu durumu önlemek için
kavminin üç gün boyunca oruç tutmasını ister. Kendisi de oruç tuttuktan
sonra kralın huzuruna çıkarak Yahudilerin öldürülmesini engeller. Böylece
Adar ayının 14. günü bayram ilan edilir (2ÖO6’da 14 Mart)
.
*Ramazan Orucunun Başlangıcı: *Müslümanlara orucun farz kılındığı kutsal
Ramazan ayı, müminlerin ibadetle geçirdikleri, günahlarını affettirmeye,
sevaplarını artırmaya çalıştıkları bir aydır. Her gün sahurdan iftara kadar
hiçbir şeyin yenilip içilmediği Ramazan ayı boyunca Kur’an-ı Kerim okunur,
teravih namazı için camilere gidilir. Hurma, pide ve güllaç Ramazan boyunca
iftar sofralarını süsler (2006’da 24 Eylül).

*Ramazan Bayramı:* (Şeker Bayramı): Müslümanların iki kutsal bayramından
biridir. Ramazan Bayramı’nda (2006’da 23-25 Ekim) kimsesizlere, muhtaçlara
yardım edilir, eş-dost ve akrabalar ziyaret edilir, dargınlar barıştırılır.
Şeker ikramlarının bir gelenek haline gelmesinden dolayı halk arasında Şeker
Bayramı olarak tanımlanan Ramazan Bayramı’nda ziyarete gelenlere şeker,
tatlı sunulur. Müslümanlar, Ramazan Orucunun bitiminde başlayan bayramın
hazırlıklarına arefe gününden koyulurlar. Evlerde temizlik yapılır, bayramda
giyilmek üzere yeni elbiseler alınır, özel yemekler hazırlanır. Arefe günü,
kabir ziyaretleri yapılır. Bayram ilk günü sabahı, cemaatle birlikte iki
rekat bayram namazı kılınır. Çocuklar evleri ziyaret ederek büyükler,n
ellerini öper ve bahşiş alırlar.

*Regaip Kandili:* Regaip Gecesi, „Allah’ın rahmetinin, lütuf ve inayetinin
bol bol verildiği gece“ demektir. Regaip Kandili, Recep ayının ilk Cuma
gecesidir (2006’da 27 Temmuz), Recep ayı İslam dininde olduğu gibi, Arap
yarımadasında Müslümanlığın yayılmasından önce de kutsal kabul edilir, Arap
kabileleri Recep ayında asla savaşmazdı.

*Rışeş:* Hazreti İsa’nın, öğrencilerine Kutsal Ruhu verdiğine inanılan
gündür (2006’da 11 Haziran). Bu bayram Süryaniler tarafından Rışeş adıyla
kutlanır. Bir adı da Pantikusti Bayramı’dır. Büyük Kıyam’dan (Paskalya) 50
gün sonra kutlanır. Kiliselerde düzenlenen törenlerde halk, kutsanmış suya
ceviz yapraklarını batırarak birbirlerine su serper. Su, Kutsal Ruhu
simgeler.

*Roş Aşana: *Musevilerde yeni yıl bayramı olarak kutlanan Roş Aşana (2006’da
23 Eylül), Tanrı’nın huzurunda bütün günahlardan arınıldığına inanılan
gündür. Bu anlamlı günde dost ve akrabaların yeni yılları kutlanır.
Dargınlıklar biter. Bir araya gelen aileler, aile reisinin söylediği
„Ki-duş“ ile yeni yıla girerler.

*Sarisal:* Ezidiler (Yezidiler) yılbaşını Nisan ayının ilk Çarşamba günü
kutlar {2006’da 4 Nisan). Törenler 13 gün boyunca sürer. Bir zamanlar
Nevruz’la aynı gün kutlandığı rivayet edilen Sarisal’dan önce kabir
ziyaretleri yapılır, gelen geçenin yemesi için, kuru üzüm, kuru incir,
çörekler ve paskalya yumurtalarının bulunduğu tepsiler konur. Yezidi
inancına göre, gece yarısından sonra, ölülerin ruhları mezarlarını ziyaret
eder ve mezarların yanından melekler geçer.

*Sukot: *Museviler tarafından, Israiloğulları’nın yüzyıllar önce çölü
geçerken çardaklarda yatıp kalkmalarının anısına kutlanır (2006’da 7 Ekim).
„Hasat Bayramı“ olarak da bilinen Sukot’un en önemli simgeleri, Suka
(çardak) ile Lulav adı verilen ve çeşitli bitkilerden oluşan bir demettir.
Lulav’in bayram günü sabah duasında elde tutulması Sukot’un bir özelliğidir.

*Suloko:* Süryaniler Isa Mesih’in dirilişinden 40 gün sonra, göğe
yükselişini Suloko adıyla kutlarlar (2006’da I Haziran). Eskiden bu günde
yaylalara çıkılır, ağaçlara salıncaklar kurulurdu. Bu gelenek, diğer pek çok
gelenek gibi günümüzün büyük kentlerinde artık sürdiirülemiyor.

*Surp Asdvadzadzin:* Tam adı, Don Verapokhman Surp Asdvadzadzni’dir.
Ermeniler, Kutsal Meryem Ananın Tanrı huzuruna alınması yortusunda,
üzümlerin olgunlaşma zamanına rast geldiği için üzümü de kutsarlar. Bu,
binlerce yıl öncesinden gelen, yılın ilk hasadını Tanrı’ya sunma geleneğinin
bir devamıdır. Ermeniler, her yıl Pun Paregentan’dan bu yortuya kadar
(2006’da 13 Ağustos) üzüm yemezler. Ayinden sonra herkes, kutsanan üzüm
salkımlarından bir parça alır ve tadar.

*Surp Zadik:* Ermeniler, Paskalya Bayramı olarak bilinen Surp Zadik’te (İsa
Mesih’in Yeniden Diriliş Günü), „Kristos harimv i merelots“ (İsa ölülerden
dirildi) ve karşılığında „Orhniyal e harutyun Kristos’i“ (Kutlu olsun
İsa’nın dirilisi) diyerek bayramlaşır. Surp Zadik’te (2006’da 16 Nisan)
insanlar birbirlerine kırmızı ya da değişik renkte boyanmış yumurta armağan
eder. Yumurta dünyayı simgeler. Dış kabuk gökyüzünü, zarı havayı, akı
denizleri, sarısı ise yeryüzünü,.. Kırmızı rengi ise İsa Mesih’in kanının
tüm dünyanın kurtuluşu için aktığını gösterir. Surp Zadik’te ayrıca saç
örgüsü biçiminde Paskalya Çöreği yapılır. Ertesi gün mezarlıklar ziyaret
edilir.

*Süboro:* Hazreti Meryem, G al ile yöresindeki Nasıra’da iken. Allah
tarafından gönderilen Cebrail, „Tanrısal gebeliği“ ona müjdeledi. Süryani
Kilisesi bu bayramı 25 Mart günü renkli iplerle kutlar. Kilisede, ayin ve
törenden sonra cemaate iki ve üç renkli ipler dağıtılır. Uç renkli ip.
Kutsal Üçlüğü, iki renkli ip, tanrısallığı ve insanlığı. Tanrının insan
bedeni almasını simgeler, ipler, Ido Dakyomtö’ye (Paskalya) kadar bilekte ya
da boyunda taşınır.

*Şahro Dmor Gabriyel:* Süryani Kilisesi’nin azizlerinden Gabriyel, 634.-668
yılları arasında Mardin-Midyat yöresinde, Turabdin’de yaşadı. Geleneksel
olarak Turabdin bölgesinde birçok azize „Şahro“ kutlamaları yapılır. Bu
azizlerin en önemlilerinden olan Aziz Gabriyel Gününde (31 Ağustos) cemaat
tüm çevre köylerden gelir, o gece manastırda kalır ve sabaha kadar azizin
mezarı başında dua eder. Sabah ayininden sonra ise bir sevgi sofrası kurulur
ve hep birlikte yemek yenir.

*Şavuot:* „Turfandalar Günü“ ya da „Hasat Bayramı“ olarak da kabul edilen
Şavuot, ilk tahılın toplanmasıyla başlayıp 7 hafta sonra buğday hasadı ile
sona eren 50 günlük dönemin sonunda kutlanır (2006’da 2 Haziran),
Musevilerin bu bayramının önemli özelliği Musa Peygamber’e „lO Emir“in bu
günde verilmiş olmasıdır.

*Ta Fota:* Rumlar 6 Ocak’ta İsa Mesih’in vaftiz edilişini kutlar. Bir din
adamı, tahta bir haçı suların kutsan-masının simgesi olarak suya atar.
Gençler suya atlayarak bu haçı çıkarmak için birbirleriyle yarışırlar. Haçı
suda bulup çıkaran genç, bir altın zincir ve bir haçla ödüllendirilir.
Yüzyıllardır Boğaziçi kıyılarında yapılan bu tören, son yıllarda
Çengelköy’deki Aya Yorgi ve Yeşilköy’deki Aya Stefanos Kilisesi’nin önünde
yapılıyor.

*Tarkmançats:* 404. yılında, Sahag Bartev ve Mesrob Maştotz tarafından
Ermeni yazısının bulunmasıyla, Ermeni kilisesi tarihinde „Altın Çağ“ olarak
tanımlanan dönem başladı. Surp Mesrob ve öğrencileri, Kutsal Kitap başta
olmak üzere birçok eseri Ermeni diline çevirerek büyük bir aydınlanma ve
kültür hareketi yarattılar; Ermeni kültürünün Yunanca ve Asurice’ye olan
bağımlılığına son verdiler. Ermeniler, bu iki din adamını azizlik
mertebesine yükseltti ve onları bir bayramla (Don Tarkmançats Vartabedats)
anmaya başladı (2006’da 14 Ekim).

*Tessarakosti:* Rumların, 40 günlük Paskalya orucunun başlangıcıdır.
(2006’da 6 Mart) İlk gün hiçbir şey yemeden ve içmeden oruç tutulur. Bunu
izleyen 5 hafta boyunca, hayvansal gıda içermeyen yemekler yenir. Orucun son
haftasında sadece suda haşlama sebze ve özellikle, Meryem Ana’nın
gözyaşlarını temsil ettiği varsayılan mercimek yenir. Paskalya gününde,
„Mağiriça“ denen, içinde her türlü sakatatın bulunduğu bir çorba yapılır.
Ayrıca sene boyunca özellikle manastırlarda. Isa Mesih’in tutuklandığı gün
sayılan çarşamba ve Isa Mesih’in can verdiği günü temsil eden cuma
günlerinde kırmızı et yemekten kaçınılır.

*Tişa-Beav:* Birinci Beth Amikdaş’ın Babilliler, İkinci Beth Amikdaş’ın ise
Romalılar tarafından yıkıldığı gün olan Av ayının 9’u (2006’da 3 Ağustos),
Museviler’in matem günü olarak kabul edilir ve iki günbatımı arasında oruç
tutulur.

*Ton Psihon:* Rumlar Ton Psihon gününde (2006’da 25 Şubat) mezarlıkları
ziyaret eder ve ölülerinin ruhuna ayin yaparlar. Bu günde badem, ceviz ve
buğdaydan yapılan bir tür helva (Koliva) yenir.

*Tu-B’shevat:* Tarımsal takvimin ilk günü olan Tu-B’shevat Bayramı’nda ağaç
fidanlarının dikilmesi gelenek haline gelmiştir. Musevilerin „Ağaç Bayramı“
olarak kutladığı bu bayram (2006’da 13 Şubat), „Beraha las Frutas“ olarak da
bilinir. Bu günde meyve yeme geleneği hâlâ sürmektedir.

*Vartanants *O dönemde ateşe tapmakta olan Iranlılar’ın, Hıristiyanlığı
seçen Ermeniler’le MS 451 tarihinde yaptığı din savaşının anısına kutlanır
(2006’da 23 Şubat).
Aslında savaş yitirilmiştir. Ancak Başkumandan Vartan’ın efsanevi cesareti,
halkın, orduyla omuz omuza savaşması ve savaşın sonunda yine Hıristiyan
kalmış olması nedeniyle bu savaşın Ermenilerin tarihinde, büyük zaferlerden
daha önemli bir yeri vardır. Vartanants Günü’nde, savaşta yitirilen bini
aşkın insanın anısına, herhangi bir kutsal güne bağlı isimleri olmayanların
isim günü kutlanır.

*Vartavar,* Vartivar Ermeniler’in Hıristiyanlık öncesinde Tanrıça Astğik’in
nehirde yıkanış yortusu olarak kutladıkları bayram, Hıristiyanlıkla
birlikte, Baydzaragerbutyun Diarn Yortusu’yla (İsa Mesih’in Suret
Değiştirmesi) birleşmiştir (2006’da 23Temmuz).
İnanışa göre, çıktığı yüksek dağda, üç öğrencisinin önünde Hazreti İsa’nın
yüzü güneş gibi aydınlanmış, giysileri göz kamaştırıcı bir beyazlığa
bürünmüş, yanında Hz. Musa ve İlyas Peygamberler belirmiş, etrafı saran bir
buluttan Tanrı’nın sesi yükselmiştir: „Sevgili oğlum budur. Ondan
rafını…“, Vartavar, „vart“ (gül) ve „var“dan (ışık saçan) türemiştir. Bu
günde ibadet yerlerini ve çevreyi güllerle süsleme geleneği vardır.
Bazı Kürt toplulukları da bu bayramı, kuzuların sütten kesilme zamanına
rastlayan başka bir tarihte (7 Ağustos), „Vartivar“ adı altında kutlar.

*Vaion: *Rumlar, bu günü (2006’da 16 Nisan) Hazreti İsa’nın Kudüs’e girişi,
halkın onu zeytin dalları ve mersin dalları ile karşılaması anısına kutlar.

*Yom Kipur: *Dini bayramlar arasında özel yeri olan Yom Kipur’da (Büyük Oruç
Günü), Museviler iki gün batımı arasında aralıksız oruç tutup dua eder
(2006’da 2 Ekim).Oruca başlanan gece „Kal Nidre“ (Adaklar) okunur, yerine
getirilmeyen vaatlerden ötürü yüce Tanrı’dan af dilenilir.

*Zkifuthö: *Hazreti İsa’nın çarmıha Geriliş Cuması’nı Süryaniler, Zkifuthö
törenleriyle anar (2006’da 21 Nisan). Çiçeklerle süslenen bir tabut,
kilisenin içinde dolaştırıldıktan sonra, iki kişinin elleri üzerinde dış
kapının önünde tutulur ve cemaat onun altından geçer.

*Zoodohu Piğis:* Rumlar’ın Ayazma Günü olarak kutladıkları bu bayramın adı,
„hayat veren kaynak“ anlamına gelir (2006’da 28 Nisan). Zoodohu Piğis, asıl
olarak istanbul Silivrikapı’daki Balıklı Ayazma’nın günüdür. Yalnızca
Rumlar’m değil, Hıristiyan olmayanların da, kutsal şifalı suyundan içmek
için bu ayazmayı ziyaret etmeleri, ilginç bir âdet olarak günümüzde de
sürmektedir.

Advertisements

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden / Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden / Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden / Ändern )

Google+ Foto

Du kommentierst mit Deinem Google+-Konto. Abmelden / Ändern )

Verbinde mit %s