Fırat Kalkanı ve Kürt Sorunu
29424_113472778691693_8329273_n (2)
von Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu

Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli sorunu, dün de bugün de Kürt Sorunudur. Sorunun çözümü, asıl olarak da Kürt halkının temel haklarının sağlanmasıyla mümkündür. Bu nedenle Türkiye yeni anayasa ile Başkanlık sistemiyle yönetilen federal bir sistemi benimsemeli, çıkarları doğrultusunda ulusal kararlar almalı. Türkiye’de yaşayan herkesin eşit siyasal, sosyal ve kültürel haklar temelinde gönüllü bir birlikteliğini esas alan yeni bir hukuk devleti anlayışını ön plana çıkartmalı. Ülke bütünlüğünü bu gönüllü kardeşlik temelinde savunmalı. Kürt sorunu’nu çözmek adı altında bunların ötesinde yapılacak şeyler, Türkiye’yi bir iç savaşa götürmekten başka bir işe yaramaz.

DAEŞ terörist bir örgüttür. Mevcut terör operasyonları elbette ülkemiz için bir risk içermektedir. Bu riske karşı Türk ordusu DAEŞ’e karşı operasyonla kalmamalı, Suriye’nin 150 km içerisine doğru ilerleyerek, DAEŞ’i bu bölgeden tam temizlemelidir. Çünkü DAEŞ’in terör, eylemleri başta insanların yaşama hakkı olmak üzere, temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanmasına yöneliktir, devlete ve insanlığa karşı çıkmadır. Cerablus’un, DAEŞ’den temizlenmesi askeri açıdan bir dönüm noktasıdır. ABD’de zaten bunun farkında. Türkiye tam da Biden’ın ziyareti sırasında DAEŞ’e karşı Suriye içlerine 65km kadar girerek yaptığı operasyonla batı emperyalizmine büyük ders verdi. Türkiye’nin kendi topraklarını koruma ve bu toprakları karumak için harekete geçme özgürlüğü var.

Joe Biden’ın ABD adına halkımızdan özürdilemesine ise Türkiye kesinen inanmamalı ve bu özre ikna olmamalı, çünkü darbenin arkasdaki dış güçler ABD ve onun denetimindeki AB emperyalistleridir.

Türkiye, Suriye’nin kuzeyinde güvenli bir tampon bölge oluşturmak zorundadır. Oluşturulacak olan bu tampon bölgeyi Türkiye havadan ve karadan bizzat kendisi korumalıdır, bu konuda batı emperyalistlerine kesinen güvenmemelidir.
ABD için Suriye anlaşmazlığında Türkiye çok önemli bir müttefik konumunda. Ortaklık konusunda Esad rejimi ile Rusya arasında kalan ABD Başkanı Obama güçlü bir NATO ortağı olan Türkiye’den vazgeçemez. Buna nazaran ABD PYD üzerinden yaptığı hamlelerle hem Ankara’ya hem de Şam yönetimine mesaj vermeye çalışıyor.

ABD bizzat başkan Obama’nın ağzından PYD için ‘kara gücüm’ demişti. Şimdi Türkiye, ABD’nin 2 numaralı isminin Ankara ziyareti öncesinde ABD’nin ‘Kara gücü’ PYD’yi vurarak hem tavrını ve hem ’de ABD’nin Suriye planlarına karşı çıktığını açıkça göstermiş oldu.

Bence PYD Fırat’ın doğusuna derhal ğeri çekilmelidir. Eğer PYD Fırat’ın doğusuna 31.8.2016 ya kadar geri çekilmezse, Türkiye geri çıkmamak kaydyla Suriye’ye içlerine 150km yerleşmek zorunda kalaçaktır, çünkü DAEŞ‘le mücadelede Trürkiye’nin başka alternatif yoktur. TSK’nın Suriye’den tamamen ayrılması için de ABD’nin, PYD’yi sözkonusu koridordan uzak durmaya ikna etmesi gerekiyor. Aksi ise topyekün savaş olur.

Suriye’de DAEŞ teröristleriyle mücadele günümüzde uluslararası toplumun önceliği ve görevidir. DAEŞ teröristleriyle mücadelede Türkiye’nin kararlılığı tamdır. PYD ve YPG Fırat’ın batısından derhal geri çekilmelidir, yoksa Türk ordusu Halep’e kadar ilerleyebilir ve bu ilerleyişi hiç bir ğüç Orta doğuda önleyemez.

Uzun zamandır Obama Yönetimi’nin Kürtlerin en iyi avukatı olduğu tezi geçerliydi. Ama şu anda göründüğü kadarıyla Kürtler yine kendi kaderleriyle kendi başlarına bırakılmış durumdalar.

Türkiye’nin Federal Alman Meclis üyelerinin İncirlik’teki Alman askerlerini ziyaretine izin vermemesi, günümüz şartlarında akıllı ve doğru bir siyasi tavırdır.

Advertisements

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden / Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden / Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden / Ändern )

Google+ Foto

Du kommentierst mit Deinem Google+-Konto. Abmelden / Ändern )

Verbinde mit %s