yazicioglu1von Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu

Burada Faysal DUNLAYICI’nın şahadetinin onuncu yılında onun durumunu tekrar dile getirmek’de kanımca fayda var:
kani yılmaz
Faysal DUNLAYICI (kod ismi: Kani YILMAZ) 01 Ocak 1950 tarihinde dünyaya gelmiş. Abdullah Öcalanla birlikte PKK’nin ilk kurucularından olup PKK’nin merkez komitesinde önemli görevler almış. Türkiye’de uzun süre cezaevinde yatmış. 11 Şubat 1989 yılında ceza evinden Türkiye’de tahliye edildmiş. Daha sonra 12 Şubat 1993 tarihinde sahte bir pasaport kullanarak hava yoluyla Düsseldorf’a gelmiş. 13 Şubat 1993 tarihinde Almanya’da iltica talebinde bulunmuş. Bunun üzerine yetkili Iltica Dairesi (Bundesamat) Kani YILMAZ´in iltica meselesiyle ilgili ifadesini 17 Şubat 1993 tarihinde almiş ve 25 Şubat 1993 tarihinde vermiş oldugu kararla Kani´nin Iltica talebini Federal Almanya anayasasının ilgili maddesi olan (Art. 16 Abs. 2 Satz 2 GG) gereği kabul etmiş ve kendisine Yabancılar Kanunu gereğince (§ 51 Abs . 1 AuslG) pasaport ve Almanya’da süresiz oturma müsadesi vermistir. (Kaynak:Düsseldorf idari Mahkemesindeki Faysal Dunlayici ile ilgili: 26 K 6497/04.A nolu 19. Agustos 2005 tarihli kararla ilgili dosya).

26 Ekim 1994’de Londora’da tutuklanan Kani YILMAZ için 31 Ekim 1994 tarihinde Alman Federal Yüksek Ceza Mahkemesi tarafından Almanya’ya iadesi talebinde bulunulmuştur. Bunun üzerine Kani Yılmaz 19 Agustos 1997 tarihinde Almanya’ya iade edilmiştir. Ve 11 Şubat 1998 tarihinde 7 yıl 6 ay hapiscezasına çarptırılmış ancak İngiltere’de geçirdiği hapis yılları da göz önünüde tutularak, cezasının geri kalan kısmı Almanya’da tecil edilmiş ve kendisi aynı gün mahkeme tarafından serbest bırakılmıştır. (Kaynak 2 StE 4/97 nolu Kani Yılmazla ilgili ceza dosyası).
Daha sonra Şubat 1998’den Mart 1999’a kadar geçen süre için Kani’yle ilgili Federal Savcılık tarafından soruşturma açılmıştır. (Kaynak 2 BJs 170/99-8 nolu Kani Yılmazla ilgili ceza dosyası). Bu soruşturmadan dolayı Kani Yılmaz hakkında 16 Şubat 1999 tarihinde gıyabi tutuklama kararı Almanya’da verilmiş. Aslında Alman Ceza Yasalarına göre bahsini ettigim davadaki suç iddiası zaman aşımına uğradığı halde, Kani hakkındaki verilmiş olan gıyabi tevkif kararı yetkili ceza mahkemesi tarafından bu ana kadar kaldırmış değildir. Bu durum Almanya’nın Kani’ye politik ve psikolojik baskı yaptığının ipuçlarının işarati olarak değerlendirilebilir.

Anlaşıldığı gibi Almanya hukuki kaynağı inandırıcı olmayan nedenlerle Kani’nin Almanya’yı terketmesini sağladı. Daha sonra avukatlarının yapmış oldukları hukuki mücadele sonucu Kani Yılmaz 23 Eylül 2005 tarihinde Düsseldorf idari mahkemsinde yabancılar dairesine karşı açmış olduğu davayı kazandı . (Kaynak 15 A 3494/05 A ve 26 K 6497/04. A Düsseldorf nolu Düsseldorf idari mahkemesinin vermiş olduğu karar). Buna rağmen Kani’ye geçerli bir pasaport verilip tekrar Almanya’ya giriş yapmasına izin verilmesi, bahsini ettiğim gıyabi tevkif kararı pisikolojik baskı aracı olarak kullanılarak, çeşitli nedenlerle Almanya tarafından engellendi.
11 Şubat 2006 günü sabah saat 10 sıralarında, merhum Kani Yılmaz ve yanında bulunan PWD üyesi Sabri TORI (Serdar Kaya) ile birlikte arabasında uğradığı bir suikast sonucu öldürülmüş olduğu iddia edilmektedir.

Şimdi ben soruyorum sizlere Federal Almaya´nın Kani Yılmaz olayında hiç sorumluluğu yok mu? Kani´nin akrabalarına Almanya´nın tazminat ödeme zorunluluğu bu olaydan sonra doğmuyor mu? Bildiğiniz gibi fiilsiz suç mümkün değildir. Kanunda suç olarak öngörülen bir fiili işleyen kimse faildir. Elbette, failsiz suç da, mümkün değildir. Her fiil zorunlu olarak bir failin eseridir. Fail suçludur. Açıkçası, suçu işleyen kimseye, faile suçlu denmektedir. Doktrinde, fail veya suçlu terimleri yerine, suçtan etkilenen anlamında “suçun pasif süjesi“ teriminin karşıtı olarak, “suçun aktif sujesi“ terimi ceza hukukunda ve kırımınolojide kullanılmaktadır.
Değerli okuyucularım, sizlerden öğrenmek istediğim bir konu var? Acaba Kani Yılmaz’la ilgili olaylar niçin hep şubat ayında oluyor? Şubat ayını gündeme getirmemin nedeni, Kiriminolojide olayalar analiz edildiğinde olayların ve mağdurun biyoğrafisindeki tarihlere çok önem verildiğinden kaynaklanmaktadır. Bu vesile ile siz okuyucularımdan kısa ve öz olarak objektif değelendirmeler bekliyorum.

Merhum Kani YILMAZ ve Sabri KAYA´ya Cenab-i Allah’tan rahmet, tüm sevenlerine, yakınlarına başsağlığı diliyor, Cenab-i Haktan kendilerine sabır niyaze diyorum. Ve tüm insanlık aleminden rica ediyorum, lütfen insanlara insan oldukları için değer verin. İnsanları fiziken imha etmekle bir yere varamazsınız.

Advertisements

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden / Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden / Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden / Ändern )

Google+ Foto

Du kommentierst mit Deinem Google+-Konto. Abmelden / Ändern )

Verbinde mit %s