Just another WordPress.com site

Archiv für Juli, 2015

„DAEŞ’in İslam’la ilgisi yok“


„DAEŞ’in İslam’la ilgisi yok“
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çin Merkezi Televizyonu’na (CCTV) yaptığı açıklamada, „DAEŞ türü terör örgütleri, hepsi bize göre İslam dışıdır. Bizde bir söz var, ‚Bal bal demekle ağız tatlanmaz‘. Yani ‚Biz İslamız‘ veya ‚Müslümanız‘ demekle Müslüman olunmuyor. Yaptıkları terördür. İslam’la bu işin ilgisi yoktur“ dedi.
resized_cf55f-c1aeaa_picture_20150728_5946003_high
TEKMAN POST , Pekin , Editör / Internet 21:29 Temmuz 30, 2015 AA

Resmi ziyaret kapsamında, Çin’e gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çin Merkezi Televizyonu’na (CCTV) özel demeç verdi.
Diplomatik ilişkilerin 45. yıl dönümünde gerçekten bazı önemli adımların atılması umuduyla burada olduklarını belirten Erdoğan, 2010 yılında Başbakan olduğu dönemde Çin ile stratejik işbirliği anlaşması imzaladıklarını anımsatarak, bu anlaşmanın Türkiye ile Çin arasındaki en önemli adım olduğunu vurguladı. Bu anlaşmanın siyasi, ekonomik, stratejik, ticari ve kültürel olmak üzere her alanda çok önem arz ettiğini ifade eden Erdoğan, bu yılın hem Türkiye hem de Çin açısından önemli olduğuna değindi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15-16 Kasım tarihlerinde Türkiye’nin Antalya şehrinde G20 Zirvesi’nin yapılacağını, 1 Ocak’tan itibaren dönem başkanlığının Çin’e devredileceğini ve bu açıdan da ayrı önem arz ettiğini kaydetti.
Eski Çin Başbakanı Hu Cintao’nun ziyaretinde iki ülke arasında hedeflenen ticaret hacminin arzulanan seviyeye gelmemesine ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu ziyaretin önemli başlıklarından birinin bu olduğunu savundu.
O dönem 2015 için konulan 50 milyar dolar hedefinin 27 milyar dolarda kaldığını belirterek, konuşmasına şöyle devam etti:

„Bu açığı nasıl kapatırız, bunları süratle görüşüp buna göre de adımlarımızı atacağız. Yaklaşık olarak söyleyecek olursam 3 milyar dolarlık bizim ihracatımızın karşılığında 24 milyar dolarlık Çin Halk Cumhuriyeti’nin bize ihracatı var. Aradaki ticaret açığı, baktığımı zaman, 21 milyar dolar gibi bir ticaret açığı var ki bu açığın kapatılmasında Çin Halk Cumhuriyeti’nin Türkiye’ye sağlayacağı imkanlar inanıyorum ki dengeyi de getirecektir. Buradaki gümrük uygulamalarında ciddi manada bazı yaşanan sıkıntılar var. Bu görüşmelerin yapılmasıyla birlikte bunların giderilmesi inanıyorum ki bu açığı çok da süratle kapatacaktır.“

„Şangay İşbirliği Teşkilatı ve Çin’in „Bir Kuşak Bir Yol“ anlayışında Türkiye’nin önemli rol oynayacağı“ sorusuna ilişkin, bu konuda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile çok defa görüşmelerinin olduğunu, özellikle burada Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve Başbakan Li Kıçiang ile de görüştüklerini ifade eden Erdoğan, Hindistan ve Pakistan’ın katılımıyla farklı bir sürecin başladığını ve Türkiye’nin Şangay İşbirliği Teşkilatı kapsamında diyalog ortaklığından tam üyeliğe dönüşmesini istediklerini aktardı.

Tam üyelikle 1,5 milyarlık İslam dünyasıyla Şangay İşbirliği içinde çok daha farklı bir işbirliği sürecinin başlayacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, buradaki gücün daha da artacağını ve Avrupa, Asya ötesinde bir de İslam dünyasıyla bir bütünleşmenin de başlangıcı olacağını ifade etti.

Çin’in önderliğinde kurulan Asya Altyapı Yatırım Bankası’na (AAYB) ilişkin Erdoğan, „Bu adımın atılmış olması da önemli bir adımın aslında başlangıcıydı. Şu anda bu adım artık atıldı. Bundan sonraki süreçte Japonya, Amerika, onlar da bu süreci farklı bir şekilde değerlendireceklerdir“ diye konuştu.

Türkiye’nin AAYB’ye, bulunduğu nokta, stratejik ve coğrafi konumu itibariyle çok şey katacağını vurgulayan Erdoğan, bu konuda Türkiye’nin kararlı bir duruşu ve katkısının olacağına inandığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ayrıca, „Şu anda da zaten bu adımları dünya finans sektörü itibariyle de önemsiyoruz. Bu Altyapı Yatırım Bankası bana öyle geliyor ki özellikle üye ülkelerin uluslararası yatırımlarda çok büyük bir finans kaynağına sahip olmasını ve bunun yanında dayanışmayı ciddi manada artıracaktır“ dedi.
„Rusya’ya ambargo uygulanmaya başlandığı dönemde Putin’in Türkiye ziyareti ekonomik ilişkileri güçlü olmasına temellendirecek ziyaret miydi?“ sorusuna Erdoğan, Rusya ile stratejik anlaşmanın var olduğunu, doğalgazın büyük bir kısmının Rusya’dan temin edildiğini, Rusya’ya olan yaptırımlar içerisinde yer almadıklarını ve Rusya ile ilişkilerin aynı kararlılıkla devam ettiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Siyaset ülkelerle işbirliği sürecinizi kesinlikle A’dan Z’ye atma işbirliğini kesme sanatı değildir. Görüş ayrılıklarınız olabilir ama belli konularda yine işbirliğini devam ettirirsiniz. Basit bir örnek olarak İran’a her türlü yaptırımın uygulandığı bir dönemde nükleer noktasındaki anlaşmanın sağlanmış olması manidardır. Bunun için Şangay işbirliğini biz Türkiye olarak bu bakımdan da çok önemsiyoruz“ değerlendirmesinde bulundu.

Yükselen, parlayan bir ülke olarak ve sosyo-kültürel dönüşümüyle dikkati çeken Türkiye’nin tarihi, dil ve kültür açısından Avrasya bölgesine yakın olması hasebiyle bazı uluslararası odakların Türkiye endişelerine ilişkin, kabullenmesi mümkün olmayan çirkin bir yaklaşım olduğuna vurgu yapan Erdoğan, “ Türkiye, siyaseti, ekonomisi, kültürüyle aslında güvenli bir limandır“ dedi.

Türkiye’nin milli geliri, ihracatı, dünya ekonomisindeki yerinin ortada ve bütün arzunun dünyada tüm ülkelerle diyaloğu geliştirmek olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

„Ama bir hazımsızlık var. Bu hazımsızlık özellikle bir demokratik cumhuriyet olarak düşündüklerimizi, inandığımız gibi söylemekten kaynaklanıyor. Herhalde birileri de ‚Düşündüklerinizi söylemeyin, biz ne düşünüyorsak onu söyleyin‘ diyorlar. Demokrat bir siyasetçiye de bu yakışmaz. Bizim bir ilkemiz var, kendimiz için ne istiyorsak diğerleri için de onu istiyoruz. Barışın ve istikrarın egemen olduğu bir dünyayı kuralım istiyoruz.“

„DEAŞ türü terör örgütleri bize göre İslam dışıdır“
İslam’da aşırıcılık olmadığını vurgulayan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
„İslam aşırılıkları reddeder ve orta yolu tavsiye eder. Bu sevgili Peygamberimizin ifadesinde kendisini bulmuştur, ‚İşlerin en hayırlısı orta olanıdır‘. Kaldı ki İslam, ’silm‘ kelimesinden gelmektedir. Bunun anlamı ise barıştır. İslam bir kişinin öldürülmesini tüm insanlığın öldürülmesi olarak görür. Bir insanın hayat bulmasına aracı olmayı ise tüm insanlığın hayat bulmasına aracı olmak olarak görür. DAEŞ türü terör örgütleri, hepsi bize göre İslam dışıdır. Bizde bir söz var, ‚Bal bal demekle ağız tatlanmaz‘. Yani ‚Biz İslamız‘ veya ‚Müslümanız‘ demekle Müslüman olunmuyor. Yaptıkları terördür. İslam’la bu işin ilgisi yoktur.“

Erdoğan, Çin’den füze alımına ilişkin, „Bu konuda aslında bitmiş bir şey yok. Ama bizim Çinli dostlarımızla bu ilk etapta yaptığımız bazı görüşmeler vardı. O da müşterek üretime girme hususuydu. Biz bunu başarmanın azmi içerisindeyiz ve bunun da sözünü almıştık. Bu konuda eğer adımı atabilirsek bizim kararlılığımız yerindedir. Çin ile böyle bir adımı atmayı arzu ederiz „diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisine yönelik eleştirilere ilişkin bir soruya da şu yanıtı verdi:
„Bunun takdirini ben hep milletime bıraktım. Son seçimlerde de milletim yüzde 52 oyla beni Cumhurbaşkanlığına getirdi. Ben milletime hep şunu söyledim, ‚Sizlere efendi olmaya değil hizmetkar olmaya geldim‘. 40 yıllık siyasi hayatımda da hep bunu yaptım. Batı dahil olmak üzere bazı farklı muhalif çevreler bana bir çok yakıştırmayı yaptılar. Her türlü hakareti de yaptılar ama bir taraftan da çok çirkin yakıştırmalar yaptılar. Kötü söz sahibinindir. Ben milletimi seviyorum, milletimle yürüyorum.“

Erdoğan, Çin Halk Cumhuriyeti ile iş birliğini kazan-kazan esasına dayalı olarak sürdürmeyi temenni ettiklerini de sözlerine ekledi

TEKMAN POST , Pekin , Editör /

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, „Herhangi bir geri adım atma söz konusu olmayacaktır“ dedi.


Erdoğan: Geri adın atma olmayacak
erdogan-geri-adin-atma-olmayacak-174472
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, „Herhangi bir geri adım atma söz konusu olmayacaktır“ dedi.
28 Temmuz 2015 Salı 11:47takip.jpg

Erdoğan, Çin Halk Cumhuriyeti’ne hareketi öncesinde Ankara Esenboğa Havalimanı’nda basın toplantısı düzenledi.

Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle;

-Şehitlerimizin kanlarının hesabını sorma gücüne sahibiz, burada herhangi bir geri adım atma olmayacaktır, bu bir süreçtir aynı kararlılıkla devam edecektir. Milletimiz bundan emin olsun. Elinde silahı yüzünde maskesi olan herkez önce güvenlik güçlerimizden ardından adli kurumlarımızdan gereken cevabı alacaktır.

-Türkiye adı ve amacı ne olursa olsun, ülkesine ihanet içerinse giren her türlü paralel yapılanmayla mücadele edecektir. Bunu istismar edenler hak ettikleri cevabı en kısa sürede alacaktır, almaya da devam edecekler.

-Eş zamanlı olarak gerek IŞİD’le gerek diğer terör örgütleriyle verilmekte olan bu mücadele basit bir itibar mücadelesi değildir. Milletimizin can güvenliğine kast edenlere karşı devletin görevini yerine getirme mücadelesidir.

-Çıkardığımız son iç güvenlik yasası kitaplar arasında kalması için yapılmamıştır. Uygulamaya girecektir. Eğer uygulamada sıkıntı varsa, uygulayıcılarımız çeki düzen vermelidir.

-Süreç su anda başlamıştır ve herhangi bir rehavete uğramadan devam edecektir.

-Türkiye’nin terör örgütleri arasında ayrıma gittiği yönündeki konuşmalar doğru değildir.

-Sağ olsun dostlar gerekli açıklamaları yapıyorlar. NATO’nun üzerine düşen neyse yapacağına inanıyorum.

-Herhangi bir NATO üyesinin saldırıya uğraması durumunda NATO her türlü desteği verir. Saldırıya uğramış olan Türkiye haklarını kullanmaktadır. Ulusları hukuktan kaynaklanan ne hakkımız varsa kullanıyoruz kullanmaya devam edecektir..

-Türkiye’de terör örgütüyle bağlantısı olan siyasi partinin her hangi bir açıklamasını duydunuz mu, tam aksine sahipleniyor ve sahiplenmeye devam ediyor.

ÇÖZÜM SÜRECİ

Çözün sürecinin başlangıcına ve geldiği ana bakalım. Bu hükümetimizin samimi niyetiydi. Bu adımı attığımız andan itibaren akil insanlar çalışamaya başladı. Anadolu’nun nabzını yokladık. Bundan rahatsız olanlar oldu.

Son seçimlere giderken çözüm sürecinin istismarını gördük. Çözüm süreci karşılığını bulmadı. Genel seçimlerde ciddi manada hasar görmeye başladı.

Bu ülkede milli birliğimize, kardeşliğimize kast edenlerle bir çözüm süreci sürdürmek mümkün değildir.

Erken seçim olsa Erzurum’da ne olur!


Erken seçim olsa Erzurum’da ne olur!

Herkes erken seçim senaryoları yapıyor.
Görünen o ki, en geç bir yıl içinde Türkiye’de bir Erken seçim olacak.
Peki, erken seçim olursa Erzurum’da ne olur.
Sonuçlar değişebilir mi?
Ya da mevcut milletvekilleri koltuklarını korurlar mı?
Görünen o ki, 3 Erzurum milletvekilinin yeri garanti görünüyor.
AK Patiden Efkan Ala, MHP’den Prof.Dr. Kamil Aydın ve HDP’den Seher Akçınar Bayar.
Tabi siyasette garanti diye bir şey yoktu.
Bir yılda, kim öle kim kala.
Peki, 7 Haziran’da seçilen AK Partinin diğer milletvekillerinin durumu ne olur.
Bana göre 7 Haziran’da Sayın Adnan Yılmaz, Zehra Taşkesenlioğlu ve İbrahim Aydemir’de yara aldı.
Adnan Yılmaz’ın temsil ettiği Pasinler, Köprüköy ve Horasan’da Ak Parti büyük oy kaybına uğradı.
2011 Genel seçimlerinde bu üç ilçeden AK Parti 35 bin 609 oy almış.
7 Haziran’da yapılan seçimlerde ise bu üç ilçeden AK Partiye 23 bin 13 oy çıkmış.
Yani Ak Partinin Pasinler, Horasan ve Köprüköy’deki oy kaybı 12 bin 596.
Yani kayıp çok büyük.
Hele hele 2011’de 6 bin 522 oy aldığı Köprüköy’de oyu 2 bin 994’de gerilemiş.
Yani oyları bu ilçede HDP’ye kaptırmış.
Görünen o ki, yapılacak yerel seçimlerde AK Parti Köprüköy belediyesini de HDP’ye kaptıracak.
HDP Erzurum’da ki, belediye sayısını 5’e çıkarmış olacak.
Tabi, Köprüköy’ün erimesine Büyükşehir Belediyesinin etkisi de büyük ölçüde var.
Yani bu rakamlar yapılacak olan Erken genel seçimde Sayın Adnan Yılmaz’ın önüne konulacak.
Sayın Zehra Taşkesenlioğlu’nun temsil ettiği Hınıs, Karayazı, Tekman ve Karaçoban’da AK parti tam bir hüsran yaşamış.
AK Parti bu dört ilçeden en çok oyu Hınıs’tan almış.
Hınıs’tan 2 bin 727, Karaçoban’dan 713, Karayazı’dan 258 ve Tekman’dan 684 oy çıkarmış.
Yani Tekman’ı temsil eden Zehra Taşkesenlioğlu ve çok iddialı olan Abdurahim Fırat’ın aldıkları oyun toplamı 684.
Yani Zehra Taşkesenlioğlu Erzurum’u Ankara’da 684 oyla temsil edecek.
Bu durum’da gösteriyor ki, yapılacak bir Erken seçim’de Zehra Taşkesenlioğlu listelerde yer bulamayacak.
Sayın Milletvekili İbrahim Aydemir, seçimlerde ne yaptı derseniz, bu konuda yorum yapamayacağım.
Nedeni de, Sayın Aydemir’in temsil ettiği bir bölge yok.
Onunda listeye girip girmeyeceğini bekleyip hep birlikte göreceğiz.
Yapılacak olan bir Erken seçimde, AK Parti Tosyalı Zafer Tarıkdaroğlu’nun listenin daha önlerine çekilmesi gerektiğine inanıyorum.
Sayın Zafer Tarıkdaroğlu’nun çabası ve performansı AK Partiye 4. Milletvekilliğini getirdi.
Bunu hiç kimse görmemezlikten de gelemez ve inkar edemez.
Tabi Erken seçimde AK Partinin kesin listesinde yer alacak bir isim ise eski sağlık bakanı Recep Akdağ.
Yani Erzurum’da ak partide tablo bu.
Buda şunu gösteriyor.
Listeye sadece bir Kürt kökenli aday koyulacak.
AK Parti bu sefer Güney ilçeleri için iyi bir seçim yapmak zorunda.
O ismi de şimdiden belirlemesi gerekiyor.
7 Haziran seçimleri için aday adayı olanlardan bir şey olmayacağını AK Parti zaten iyi gördü.
E tabi, bu arada MHP Erzurum’da 4 binle 2. Milletvekilliğini kaybetti.
Erken seçimde MHP’de seçimlere iyi asılacak ve 7 Haziran’da yaptığı yanlışlara düşmeyecek.
HDP ise erken seçimlerde daha da asılacak.
74 binin üzerinde oy alan HDP bu kez de 125- 130 bin arasında olan Kürt oylarının tamamına talipli olacak.

Recep KAPUCU

DAİŞ, dinci terörist


DAİŞ, dinci terörist
th von Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu

Terör, silahlı eylemler kanalıyla kendini ve davasını duyurma; terörizm ise, bu eylemleri savunan, stratejilerini anlatan, aktaran, geliştiren bir düşünce disiplini veya akımıdır. Açıkçası terörün stratejik eylem, terörizmin ise stratejik söylem olduğunu belirtmek gerekir. Dinci terörizm ise, kendini sözde Müslüman olarak tanıtan, aslında Müslümanlıkla hiçbir ilişkisi olmayanlar tarafından çeşitli siyasi veya dini sonuçlara ulaşmak için uygulanan kargaşa yöntemidir. . DAİŞ gibi din maskeli terör örgütleri daha çok, görünüşte kendisine hizmet ettiklerini zannettikleri veya söyledikleri dine zarar vermektedirler. Suruç’taki din maskeli bu kanlı terörün hangi ulusal ve uluslararası hesaplara hizmet etmek üzere düzenlendiği ise ayrı bir yazı konu. Ateşlenen silahların dumanı daha tüterken bu saldırı üzerinden her ne yapılacaksa, öne sürülecek ana gerekçe belli: „İslami terör!“

Orta doğu, Türkiye ve Kuzey Afrika’yı İslami cinayetler dalgası kaplamıştır, bu dalganın kurbanları sıradan insanların en sıradanlarıdılar. Dinci olsun veya olmasın terörizm, dünyamızı tehdit eden ve mutlaka mücadele edilmesi gereken küresel bir sorundur. Son yıllarda hızlı bir artış kaydeden terör ve şiddet hareketleri, özellikle dinsel içerikli veya dine dayalı olduğu ifade edilen terör eylemleri bütün dünya insanlığını etkisi altına almıştır. Böylece tüm dünya coğrafyasında etkili olan bu dînî söylemli terör, Türkiye’ye de bulaşmış insanımızı adeta derinden etkilemiştir.

Ülkemiz bu dinci terör belasını ortadan kaldırmak için somut adımlar atmalıdır. Hepimizin huzur ve istikrarını hedef alan, Anadolu’da mezhep ve halklar arası çatışma çıkarmayı amaçlayan Suruç’taki kanlı saldırı, terörizmle mücadele konusunda uluslararası ve bölgesel işbirliğinin önemini açıkça ortaya koymaktadır.

Orta doğu ve Anadolu’nun önde gelen İslam âlimleri kendilerine her sorulduğunda DAİŞ terör örgütünün yaptıklarının İslam’la alakası olmadığını defalarca açıkladılar. Zira İslâm âlemlere rahmet olarak gönderilen bir dinin adıdır. İslâm’ın tebliğ ve dâvet metodu yumuşaklık, güzel öğüt ve güzel sözle yaklaşımdır. O halde şiddet ve terör, İslâm’ın vahyi temellerine aykırıdır. Bu bağlamda terörün İslâm ile bağdaştırılması söz konusu değildir. Zira İslâm iyiliği ve barışı emretmekte ve her türlü aşırılığı ve azgınlığı da ortadan kaldırmayı hedeflemektedir.

Ama yine de biz kendimizi kandırmayalım,
ABD Usame Bin Ladin’i öldürmekle, el-Kaide’yi bitiremedi. Şüphesiz dünyadaki bir numaralı dinci teröristi yakalamakla belki kendi hayatlarını biraz daha güvencede hissediyorlardır, ama Abu Bakr al-Baghdadi’nin DAİŞ’i kurmasıyla (hata ABD’nin DAİŞ’i EL-Kaide’ye karşı kullanmak için kurdurttuğuna dair ciddi iddiaları var) büyük ve çok tehlikeli dinci bir terör örgütüyle karşı karşıya olduğumuzu unutmamamız lazım.

Nerede, ne zaman ve kime yönelik olduğu belli olmayan, insanları hunharca katleden intihar eylemleri İslâm uygun değildir.

Kürtçe ağıt

Schlagwörter-Wolke