Süleyman Demirel’e veda


demirel
Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel için ilk tören Güniz Sokak’taki evinin önünde düzenlendi. Buradaki törenin ardından TBMM’de devlet töreni düzenlendi. Demirel’in naaşı daha sonra kortej eşliğinde Kocatepe Camisi’ne götürüldü.

Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel için ilk tören Güniz Sokak’taki evinin önünde düzenlendi. Güven Hastanesi’nden alınan Demirel’in naaşı, kortej eşliğinde Güniz Sokak’taki evinin önüne getirildi. Demirel’in Türk Bayrağı’na sarılı naaşı, tekbirler eşliğinde bahçeye bırakıldı. Naaşın, Güniz Sokak’a getirilmeden önce, buraya gül suyu püskürtüldü ve Demirel’in tabutunun üzerine gül yaprakları serpildi. Tabutun önünde, askerler tarafından Demirel’in fotoğrafı ve kendisine layık görülen madalya ve nişanların yer aldığı çerçeveler taşındı. Yapılan duanın ardından Demirel’in naaşı, Devlet Töreni için TBMM’ye götürüldü.

demirel_9511
Süleyman Demirel son yolculuğuna uğurlanıyor
TBMM’de devlet töreni düzenlendi

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel için TBMM’de devlet töreni düzenlendi. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirilen törende yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, Demirel ailesinin kıymetli mensuplarını tazim ve hürmetle selamladığını belirterek, „Ebediyete yolcu etmek üzere bir araya geldiğimiz 9. Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel’e bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum. Başta ailesi olmak üzere, tüm sevenlerine ve milletimize başsağlığı dileklerimi tekraren ifade etmek istiyorum“ dedi.

„Demirel’in milletiyle güçlü bağı vardı“

Süleyman Demirel’in, yarım asır boyunca, siyasetin ve devlet yönetiminin her kademesinde ülkesine değerli hizmetler verdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Demirel’in Türkiye’nin güzel günlerine de, karanlık günlerine de şahitlik etmiş canlı bir tarih olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Süleyman Demirel’in, her bakımdan kendine has tarzı olan bir siyaset ve devlet adamı olduğunu belirtti. Süleyman Demirel’in, Isparta’nın İslamköy’ünden çıktığını hiçbir zaman unutmadığını, tam tersine, bu özelliğini her fırsatta gururla ifade ettiğini ve bu vasfının aynı zamanda onun milletiyle en güçlü bağı olduğunu söyledi.

„Siyasette kalıcı olmak öyle kolay değildir“

Cumhurbaşkanı Erdoğan, „Siyasetle uzun yıllar boyunca uğraşan herkes bilir ki, bu alanda ayakta kalmak, kalıcı olmak öyle kolay değildir. Milletin dilini yakalamak kolay değildir. Milletin gönlünde yer etmeden böyle bir başarı elde edilemezdi. Bunun için de, milletle aynı dili konuşmanız, aynı hissiyatı paylaşmanız gerekiyor. Demirel, işte tüm bu vasıfları üzerinde toplayan, bu tarz siyasetin sembolü haline gelmiş bir isimdi. İsmini dahi marka haline getirmiş bir siyasetçinin hatırasına saygı göstermek, onun gibi düşünmeyenlerin de yerine getirmesi gereken bir vecibedir“ dedi.

„Ülkemizin başı sağ olsun“

Ülke içinde gittiği pek çok yerde, Demirel’in ve hizmetlerinin izine rastladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle tamamladı: “Gerek İslamköy’de bizzat yaptırdığı müze, gerekse de Güniz Sokak’taki evi, bundan sonraki nesillere onu anlatan, onun hatıralarını yaşatan eserler olacaktır. Özellikle belgeleriyle adeta bir arşiv haline gelmiş ve Güniz Sokak’ta da bundan sonra gençliğin, milletin hizmetine sunulabilecek bir gelecek, inanıyorum ki siyasetle ilgilenen gençliğimize yol açıcı olacaktır. Bir kez daha ailesinin, sevenlerinin, ülkemizin başı sağ olsun diyorum. Allah gani gani rahmet eylesin, tüm ailesine tekrar başsağlığı dileklerimi, şahsım ve milletim adına iletiyorum.“

Şevket Demirel törende aile adına konuşma yaptı

Süleyman Demirel’in kardeşi Şevket Demirel de törende aile adına konuşma yaptı. Şevket Demirel, mevtanın nüfus kayıtlarına göre sahibinin kendisi olduğunu, ancak şimdi mevtayı devletin sahiplendiğini belirterek, bu bakımdan devlete ve onu temsil eden organlara teşekkürlerini iletti. 1972’de İslamköy’de babasının ölümünü köylüler duyunca ‚eyvah dağ devrildi‘ sözleriyle acılarını ve kayıplarını ifade ettiklerini anlatan Şevket Demirel, „Onun ölümünden 43 sene sonra vefat eden oğlu 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in vefatını duyan köylüler ve esnaf ‚eyvah demokrasi ve refah pınarını kaybettik‘ dediler“ diye konuştu. Şevket Demirel, „Gerçekten demokrasi ilkeleriyle atılan temeller bugün çok daha iyi ve verimli seviyelere ulaşmıştır. Seveni olsun olmasın, Süleyman Demirel, toplumun eğitim, sağlık, adalet, sanayi, tarım ciğerlerinin hepsine el attı, hepsine ilaç verdi. Belki de Demirel bu muazzam törende gözlerini açmak için gayret sarf etmektedir. Ne mutlu sana Demirel, ne mutlu buradaki Demirel sevenlerine, devlet sahiplerine, ruhun aziz olsun. Aile olarak da büyük acımız vardır. Bütün devletin bütün milletin acısı hepimizin acısıdır. Yalnız Hazreti Mevlana ‚benim en büyük düğün günüm ölüm günüm‘ demektedir. Ağlayıp, sızlanmadan, dimdik ayakta durarak, tıpkı Mevlana’da olduğu gibi imanla, gözyaşlarıyla Demirel’i ebedi istirahatgahına tevdi edeceğiz. Demirel, milletin kalbinde her zaman yaşayacak. Ruhun şad olsun Demirel.“

Tören sonrası Erdoğan – Gül görüşmesi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM’de 9’uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel için düzenlenen cenaze töreninin ardından TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in makamında 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile görüştü. Görüşme yaklaşık 50 dakika sürdü.

TBMM’de düzenlenen devlet töreni sonrası Süleyman Demirel’in naaşı kortej eşliğinde Kocatepe Camisi’ne götürüldü.

Demirel’in cenaze namazı, Kocatepe Camisi’nde kılındı. Cuma namazı sonrası kılınan cenaze namazını, eski Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz kıldırdı. Cenaze namazına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Ahmet Davutoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Genelkurmay Başkanı Necdet Özel ile kuvvet komutanları ve çok sayıda siyaset, iş ve akademi çevresinden tanınmış isim katıldı. Ayrıca aralarında Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, eski KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ve Kırım-Tatar Meclisi eski Başkanı Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun da bulunduğu çok sayıda uluslararası yetkili cenaze namazında hazır bulundu.

Uçakla Isparta’ya gönderilecek olan Demirel’in naaşı yarın memleketi İslamköy Çalca Tepe’deki anıtmezarda toprağa verilecek.

Advertisements

Cumhurbaşkanımız Sayın Süleyman Demirel İçin kaleme aldığım Taziye Mesajım


Taziye Mesajı,
suleyman-demirelin-saglik-durumuyla-ilgili-aciklamaTanıdığım günden beri ilmi ve faziletiyle ülkemiz ’in mümtaz simaları arasında yer alan, siyasi tarihinde çok derin izler bırakan ve uzun yıllar halkımıza hizmet eden, gönül dili ve hizmet heyecanı ile halkı için koşturan, değerli 9. Cumhurbaşkanımız Sayın Süleyman Demirel’in, 17. Haziran 2015 tarihinde saat 02:05 sıralarında tedavi gördüğü Ankara Güven Hastanesi’nde nekahet dönemini atlatamayarak Hakk’a yürüdüğünü şimdi büyük bir teessürle öğrenmiş bulunuyorum.

Merhum 9. Cumhurbaşkanımız Sayın Süleyman Demirel’e Cenab-ı Hak’tan rahmet, başta kederli ailesi ve tüm Türkiyeliler ’ olmak üzere, dostlarına, yakınlarına, yüce halkımıza ve gönül coğrafyasındaki Müslüman kardeşlerimize sabr-ı cemil niyaz ederim.

Zat-ı Âlileri kendine özgü üslubu ve uzun siyasi yaşamında ülkemize verdiği hizmetlerle hep hatırlanacak bir siyaset ve devlet adamıydı. Sevenlerine, yakınlarına ve milletimize taziyelerimi iletiyorum.

Kardeşiniz
Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu
Luxsemburg, 17.06.2015
uemityazicioglu@hotmail.de

9. Cumhurbaşkanımız Sayın Süleyman Demirel’den Koalisyonlarla ilgili bir Dipnot: “1963 yılında rahmetli İsmet İnönü hükumete başkanlık ederken, Demirel’de Adalet Partisi genel başkanıydı. O tarihte mecliste hükumeti düşürmek için gerekli çoğunluğu sağlamışlar ve muhalefet partileri olarak o zamanki Cumhurbaşkanı rahmetli Cevdet Sunay’dan randevu almışlar. Cevdet Sunay’da bütün parti liderlerini davet etmiş. Rahmetli İnönü dahil bütün parti liderleri Çankaya köşkünde toplanmışlar. Sunay, önce sözü Demirel’e vermiş. Demirel, ‘bu hükümetten memnun olmadıklarını, bu hükümeti değiştirmek istediklerini onun için de çoğunluğu sağladıklarını’ dile getirmiş. Daha sonra rahmetli İnönü’ye söz vermiş Sunay. Rahmetli İnönü çok kısa bir ifadede bulunmuş. ‘Bu toplantının yeri burası değildir, meclisin kurulduğu yerde, meclisin düşürüleceği yerde meclistir. Cumhurbaşkanı bu işe taraf değildir.’ Sonra Demirel bana dedi ki ‘haklıydı İnönü. Hiçbir şey söyleyemedik. Toplantıda orada bitti’ dedi.”

HDP’den 15 maddelik seçim bildirgesi:


539598_10200705154252464_2043072863_n.jpg
HDP’nin, seçim sonuçlarının değerlendirildiği bugünkü Parti Meclisi toplantısının ardından yayınlanan bildirgede, „Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı halkların kararına saygılı olmaya, Anayasal sınırlara çekilerek ‚ülkeyi normalleştirmeye‘ çağırıyoruz“ denildi.

TEKMANPOST – HDP, bugün yapılan Parti Meclisi toplantısının ardından 15 maddelik bir sonuç bildirgesi açıkladı.

Seçim sonuçlarının değerlendirildiği Parti Meclisi Sonuç Bildirgesi’nde “HDP, yeni hükümet kurma girişimlerinde meydanlarda dile getirdiği sözlere sahip çıkacak, ilkeli, sorumlu ve yapıcı siyasete devam edecektir. Türkiye halklarının lehine ve siyasal ilkelerimize uygun olacak hükümet kurma çalışmalarına destek verecek, üzerine düşen sorumluluğu yerine getirecektir. Bu vesileyle, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı halkların kararına saygılı olmaya, Anayasal sınırlara çekilerek ‘ülkeyi normalleştirmeye’ çağırıyoruz” ifadelerine yer verildi.
HDP’nin açıkladığı 15 maddelik Parti Meclisi sonuç bildirgesi şöyle:

1. Kritik bir dönemde parti olarak seçime giren HDP, yüzde 10 barajına, eşitsiz koşullara, çok yönlü taciz saldırılarına, bombalamalara, kitlesel katliam girişimlerine ve çeşitli hile heveslerine rağmen 6 milyonun üzerinde oy almış; 2011 Haziranı’nda gerçekleşen milletvekili seçimlerine kıyasla oy oranını yüzde 100 artırarak büyük bir seçim başarısı kazanmıştır. Büyük bir coşku ve heyecanla başladığımız seçim çalışmalarının sonunda elde edilen başarıyla birlikte demokratik, eşitlikçi ve özgürlükçü bir Türkiye umudu yeniden yeşermiştir.

2. 7 Haziran seçimlerinde HDP’nin barajı aşarak Meclis’te güçlü bir grup oluşturmasıyla, Erdoğan’ın ‘başkanlık sistemi’ hayalleri suya düşmüş ve otoriter bir rejime geçiş dayatmasına son verilmiştir. AKP, önemli oranda güç kaybetmiş ve tek başına hükümet kurabileceği bir halk desteğini alamamıştır. Böylece ‘hikmetinden sual olunmaz’ anlayışıyla sürdürülen 13 yıllık iktidar dönemi sona ermiş, ‘Büyük İnsanlık’ değerleri üzerinde inşa edilecek ‘Yeni Yaşam’ın kapıları açılmıştır.

3. Bu seçim, aynı zamanda iktidar partisinin Ortadoğu’da izlediği hegemonyacı, yayılmacı ve mezhepçi dış politikasının da iflasının bir göstergesi olmuştur. HDP’nin bu seçim başarısıyla elde ettiği kazanımlar yalnızca Türkiye halklarının değil, barış, demokrasi, eşitlik ve özgürlük mücadelesi veren bütün Ortadoğu ve bölge halklarının da kazanımıdır. Suriye’de Rojava devrimiyle, Yunanistan’da Syriza’nın, İspanya’da Podemos’un elde ettiği seçim başarılarıyla emekçilerin ve ezilenlerin umudu artmıştır.

4. ’Çözüm Süreci’ni donduran ve halklarımızın kalıcı barış ısrarını istismar eden AKP, Diyarbakır, Van, Ağrı, Hakkâri gibi illerde büyük bir yenilgi almıştır. Böylece ‘Kürt halkının politik temsilcisi HDP değil biziz’ spekülasyonlarına son verilmiştir. Kürt halkının 35 yıl boyunca süregelen eşitlik, barış ve özgürlük mücadelesinin parlamentodaki siyasal temsilinin adresinin HDP olduğunu teyit edilmiştir.

5. ’Çözüm süreci’ sadece Diyarbakır, Van, Ağrı, Hakkari gibi illerde değil, batıda İstanbul, İzmir, Ankara, Antalya, Kocaeli, Bursa gibi büyük illerde de önemli bir destek görmüş, Türkiye’nin doğusundan batısına, güneyinden kuzeyine bütün illerinde barış çağrısı öne çıkmıştır. Böylece Türkiye halklarının ‘Büyük İnsanlık’ değerleri etrafında birlikte yaşama isteği ve iradesi bir kez daha vurgulanmış, parlamento zemininde çözümün önü açılmıştır.

6. Bu bağlamda, HDP Parti Meclisi olarak, yeni hükümet hangi partilerden oluşursa oluşsun, devlet ve hükümeti ‘Çözüm Süreci’ni kaldığı yerden devam ettirmeye çağırıyoruz. ‘Çözüm süreci’nin mimarı olan, bütün kritik zamanlarda ‘barışta ısrar’ eden, ‘çözüm süreci’ne yol gösteren Sayın Öcalan’a uygulanan tecride bir an önce son verilmesini ve görüşmelerin başlatılmasını istiyoruz. HDP’nin bu konuda üzerine düşen siyasal sorumluluğu yerine getirmeye hazır olduğunu ilan ediyoruz.

7. HDP listelerinden yüzde 40 oranıyla 32 kadın vekilin seçilmiş olması son derece önemlidir. HDP’nin bu büyük seçim başarısında kadınlar belirleyici olmuş, eşitlik ve özgürlük mücadelesinin itici ve sürükleyici gücü olarak öne çıkmışlardır. ‘Yeni Yaşam’ çağrısı maya tutmuş, kadınlar yüzünü HDP’ye, sırtını Erdoğan’a dönmüştür. Ancak bütün bu olumlu gelişmelere rağmen, ‘en az eşit temsil’ ilkesini benimsemiş olan HDP açısından ‘eş temsiliyet’ konusunda elde edilen sonuçlar önemli bir eksikliğimizdir ve önümüzdeki dönemde bunun değiştirilmesi için adımlar atılacaktır.

8. 7 Haziran seçimleri hiçbir partiye tek başına hükümet olma yetkisini vermemiş, koalisyon hükümetlerinin yolunu açmıştır. HDP, yeni hükümet kurma girişimlerinde meydanlarda dile getirdiği sözlere sahip çıkacak, ilkeli, sorumlu ve yapıcı siyasete devam edecektir. Türkiye halklarının lehine ve siyasal ilkelerimize uygun olacak hükümet kurma çalışmalarına destek verecek, üzerine düşen sorumluluğu yerine getirecektir. Bu vesileyle, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı halkların kararına saygılı olmaya, Anayasal sınırlara çekilerek ‘ülkeyi normalleştirmeye’ çağırıyoruz.

9. Meclis ve yeni kurulacak hükümet Türkiye’nin çok kimlikli, çok kültürlü, çok dilli, çok inançlı sosyal yapısını eksen alan, emeğin haklarının teminatı olan demokratik, özgürlükçü, eşitlikçi, sosyal ve ekolojik bir anayasa için çalışmaları hızla başlatmalı ve sonuçlandırmalıdır.

10. Seçim kampanyası boyunca AKP’nin ve Cumhurbaşkanı’nın sürdürmüş olduğu nefret ve şiddet söylemi nedeniyle, seçim öncesi ve sonrası yaşamını yitiren kardeşlerimizi saygıyla anıyor, anıları önünde saygıyla eğiliyoruz.

11. Seçim sona ermiş olmasına karşın Diyarbakır sokaklarında 90’lı yılları andıran provokasyon girişimlerine, ‘enseden kuşun sıkılarak’ gerçekleştirilen siyasi cinayetlere tanık oluyoruz. Bu provokasyon, cinayet ve kitlesel katliam girişimlerinin HDP’nin seçim başarısını hazmedemeyen, Kürt halkının iradesine saygı göstermeyen, Diyarbakır halkını sokağa çekerek ‘kaos’ yaratmak ve seçim sonuçlarının meşruiyetine gölge düşürmek isteyen bir ‘özel örgüt’ eliyle gerçekleştirildiğini düşünüyoruz. Tetiği veya pimi kim çekerse çeksin, bütün provokasyon girişimlerinin, işlenen siyasi cinayetlerin siyasi sorumluluğunun ‘halkımız istikrarı değil, kaosu tercih etti’ diyenlerin omuzlarında olduğunu hatırlatmak isteriz.

12. Diyarbakır halkı seçim öncesi patlatılan bombalara bedenlerini nasıl siper ederek kurulan tuzakları boşa çıkardıysa, hayatını kaybedenlere ve yüzlerce yaralıya rağmen metanetini koruduysa, bundan böyle de oynanan siyasi oyunları, kurulan provokasyon tuzaklarını da boşa çıkaracak metanete ve deneyime sahiptir.

13. Başbakan ve Cumhurbaşkanı’nı devam etmekte olan provokasyonları ve işlenen cinayetleri bir an önce durdurmaya ve ülkede kaos yaratma girişimlerine son vermeye ve ülkeyi normalleştirmeye çağırıyoruz. Öte yandan bütün emek örgütlerini, meslek ve kitle örgütlerini, sivil toplum kuruluşlarını, aydın, sanatçı, yazar, akademisyen ve barıştan yana herkesi kaos yaratma girişimlerine dur demeye çağırıyoruz.

14. Parti Meclisi olarak, bu seçim sürecinde HDP’yle ittifak yapan, destek veren, gönüllü ve aktif çalışma yürüten, maddi ve manevi dayanışmasını esirgemeyen, ‘Yeni Yaşam’ ve ‘Büyük İnsanlık’ çağrılarımızda biz’lerle omuz omuza olan, yan yana duran, her ne sebeple olursa olsun biz’lere oy vererek Meclis’e taşıyan, oy vermese de biz’lerle gönül birliği kuran, toplumsal ve siyasal ilişkilerin normalleşmesinde adım atılmasını arzu eden herkese teşekkür ediyor, dostluk ve dayanışma duygularımızı iletiyoruz. Seçim sürecinde HDP’ye esin ve motivasyon kaynağı olan Gezi ve Kobanê direnişlerini bir kez daha selamlıyor, bu direnişlerde yaşamını yitirenleri saygıyla anıyoruz.

15. HDP’nin bu seçim başarısıyla ‘Büyük İnsanlık’ değerleri üzerinde inşa edilecek ‘Yeni Yaşam’ın yolu açılmıştır. Şimdi bu yolu genişletmek, bu yolda yürüyecek olanları çoğaltmak, Türkiye demokrasi, barış ve emek güçlerinin birliğini ve beraberliğini geliştirmek ve perçinlemek, halkların demokratik iktidar hedefine emin adımlarla yürümek zamanıdır.

HDP’li seçim sonuçları


HDP’li seçim sonuçları
ümit 22
von Prof. Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu

HDP, büyük oy almayı başardı, 80 Mebus TBMM’sine gönderdi. Bütün provokasyonlara rağmen sükûneti secim arenasında elden bırakmadı. Takdir ve tebrik ediyorum.

Bugün HDP Türkiye, bölge ve dünya halklarının toplumsal ilerleme sürecinin doğa yasası gereği Türkiye’deki enternasyonal muharrik gücü oldu. Ayrıca HDP kendisini oy konusunda Türk Sol’una borçlu hissetmemeli, kendisine emanet edilen oyların hepsinin Kürtler ’den geldiği gerçeğini görmesi gerekir, secime son iki üç gün kala en azından eskiden Ak-Partiye oy veren Kürt seçmenin yüzde 5 oranındaki oyu HDP’e döndü. Erzurum ve Diyarbakır hadiselerinden dolayı eskiden AK-Partiye oy veren Kürt seçmenin büyük bir bölümü HDP ekseninde birleşti, çünkü halk mağdurun yanında yer aldı.

Şimdi ise Türkiye’de siyaset çetin bir sınav veriyor. Ülkede azınlık hükümeti ve koalisyon hesaplarının yanında, erken seçim tartışmaları yapılmaya başladı, ufukta iki yıl sonra veya 45 gün sonra yeni bir secim görünüyor diyebilirim. Erken seçime gerek yok. HDP‘ in aktif olarak içinde yer alacağı iyi bir Koalisyon hükümeti ülkeyi yönetmeli ve tüm sorunları çözmelidir. AK Parti çözüm sürecini Oslo’da zaten görüştü, HDP ile arasında koalisyon hükumeti kurulabilir, Kürt meselesi ve diğer sorunlarda bu sayede daha rahat ve daha ciddi olarak çözülebilir.
* * *
Bu arada MHP’ye değinmek istiyorum. MHP lideri Doç. Dr. Devlet Bahçeli, izlediği politikaya ters bir koalisyonun içinde olmayacağı mesajını kesin bir dille ilan ederek süreci yönlendiren isim oldu. Cumhurbaşkanı’nın, birinci partinin liderine hükümeti kurma görevini vermesi şeklindeki teamülü hatırlattı ve öncelikle bu yolun denenmesini istedi. Diğer taraftan “MHP’siz” örnekler ortaya koyarak koalisyon arayışlarının yönünü çizdi. Zat-ı âlileri ileriyi gören değerli bir siyaset ve devlet adamı, siyasi tavrını daha secimden sonraki ilk günde ilan ederek koalisyon görüşmeleri sırasında ortaya konulacak olan bir “olumsuz” tavırla, piyasalarda oluşacak dalgalanmadan kendisinin ve partisinin sorumlu tutulmasını önlemiş oldu.
* * *
Türkiye’de bir koalisyon hükumeti kurulabilmeli. Eğer koalisyon kurulmazsa, erken seçim kaçınılmazdır, erken secim bugünkü sonuçları değiştirmez, dolayısıyla mecliste temsilcisi olan bütün Partiler koalisyon fikrini kendi parti kurumlarında irdelemeli ve hemen reddetmemelidir. Bu bağlamda HDP eş Başkanı değerli Selahattin Demirtaş, üzerlerindeki sorumluluğu ve yükü bildiklerini ifade ederek, Türkiye’de kaosa, gerilime, güvensizlik ortamına, istikrarsızlığa izin vermeyeceklerini belirtti. Bu bağlamda’ ‘Türkiye hükümetsiz kalmaz. İlla devleti yönetecek birileri çıkar. Çıkmazsa biz hazırız. HDP hazır.“, diyen Demirtaş aslında HDP’in tek başına bir azınlık hükümeti kurabileceği imajını vermeye çalışırken, kendilerinin kurulacak bir hükümette aktif koalisyon üyesi olabileceklerinin işaretlerini ’de vermeye çalıştı. Zaten HDP’e tarihi bir görev düşüyor, Koalisyon veya azınlık hükumetinin içerisinde aktif yer alarak, ülkenin sorunlarını çözmek.
* * *
Dolayısıyla CHP, MHP ve HDP ortak bir muhalefet olarak bir hükümet modeli etrafında birleştirebilirse, AK Partisiz bir hükümet kurulabilir. Münhasıran tüm bu arayışlar başarılı bir sonuç vermezse ülkeyi istikrarsızlığa sürüklememek için seçim barajı yüzde 10’dan yüzde 5’e çekilerek Kasım ayında sandık başına tekrar gidilecek.