th
von PD Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu

Batıda yetişen gençlerin sosyal durumu çok kötü, ’’kayıp nesil’’ olarak ifade edebileceğimiz bu durum bazı AB ülkelerinde 24 yaşın altındaki her beş gençten birinin iş ve güvenlik konusunda herhangi bir perspektife sahip olmadığını göstermektedir. Almanya’da IŞİD propagandası yapanlar bu gençler arasında gönüllü destekçi buluyor. Toplum dışına itilmiş birçok kişi bu sapkın yola girebiliyor. Örneğin Almanya’da ’’Alman derin Devleti’’ ve Alman İstihbarat Birimleri tarafından kurulan, finanse edilen ve yönlendirilen NSU terör örgütü ve benzeri Nazi yapılanmalar gençleri saflarına çekiyor. Şimdi ise aynı metotla dinci teröristler gençlerin beyinlerini yıkıyorlar. Almanya’da hiç kimse hiçbir şeyin farkında olmadığını söylemesin. Gelecek nesilleri dışlayan ya da unutan herkes, onları totaliter ve radikal ideolojilere açık hale getirdi. Dolayısıyla IŞİD’ın yükselişi karşısında batı çaresizdir. Aslında bu tespit yeni ya da bilinmeyen bir mekanizmada değil. Dış politikada daha fazla gerçek bir politikanın etkili olabilmesi için Türkiye’nin batıya dinci terörle mücadelede öncülük yapması gerekir.

İşte MİT’in Dünyayı şaşırtan operasyonu:

Türkiye’nin rehine krizi nedeniyle IŞİD’la müzakere yürüttüğü ise bilinen bir gerçek. IŞID gibi son derece güçlü bir örgütün, hiç bir karşılık almaksızın 49 rehineyi serbest bırakmadığı da belli. Ortadoğu’da değerlere bağlanmış bir dış politikanın, acı gerçeklerle karşılaştığında ne olacağını veya ne yaptığını görebiliyoruz. Bu tip rehine olaylarında İsrail bazen bir rehineye karşılık 1500 rehine vermiştir.

Türkiye’nin IŞİD’a rehineler karşılığında ne verdiğini öğrenmek, bazı kesimler için önemli olabilir. Burada bilinmesi gereken şudur.: MİT’in koordinasyonuyla Irak ve Suriye’de gerçekleştirilen dünyanın en büyük rehine operasyonu yapılmıştır. İstihbaratının 49 rehineyi IŞID’ın elinden kurtarması kimseyi çıldırtmamalıdır. MİT’e verilen yurtdışında görev yapabilme yetkisi sayesinde 49 konsolosluk çalışanı kurtarıldı.

Bu tip rehine olaylarında devletin amacı vatandaşlarının hayatını korumak ve kurtarmaktır. Dinci terörle mücadele edildiğinde ister istemez takas olabilir. Ama böyle bir ortamı siyasi ve diplomatik olarak hazırlamak çaba göstermek gerektirir. Dolayısıyla IŞİD’ın elinde bulunan 49 Türk diplomata karşı Türkiye’nin elinde deki IŞID kadroları takas edildi, çünkü Türkiye’nin elinde de IŞİD için çok önemli olan kişiler bulunuyordu. Türkiye IŞİD’a dediki „benim personelimi verirsen ben de senin elemanlarını sana teslim edeceğim“ İstihbari anlamda karşılıklı protokoller yapıldı. Önce 49 kişi Türkiye sınırlarına girdi, MİT binasına girdikten sonra IŞİD’in personelleri teslim edildi. Bu Türkiye tarihinin en büyük operasyonudur.

Operasyon deyince hepimizin aklına bombalar, silahlar geliyor. Aslında teröre karşı operasyon sadece bunlar değildir. Operasyonun siyasi, diplomatik, sivil boyutu vardır. Dolayısıyla IŞID gibi son derece güçlü bir örgütün elinden 49 rehinenin serbest kalmasının sağlanması, siyasi, diplomatik ve istihbarat açısından değerlendirildiğinde Türkiye acısından başarılı bir operasyondur. MİT’in hiçbir ecnebi istihbarattan kaynağından yardım almadan rehineleri kurtarması, uzun zaman unutulmayacaktır. Aynı zamanda yeni Türkiye’nin Güçlü İstihbarat döneminin miladı olarak hatırlanacaktır. MİT’te Dış Operasyonlar Başkanlığı içinde yeni bir birim kurulmuştu. Birimin adı Özel Operasyonlar Dairesi („ÖOD“). Operasyonu bu birim yaptı. Operasyonun yapıldığı gün yabancı hiçbir istihbaratın haberi yoktu.

Hakan Fidan’ın MİT’in başına gelir gelmez batının neden karşı çıktığını şimdi daha iyi anlamaktayız. Bir ülkenin istihbarat örgütü ne kadar güçlü ise, o ülkede yabancı istihbarat örgütlerinin oyun alanı da o kadar daralmış demekti

***

Ortadoğu’da Irak Kürdistan Bölgesi’nin en önemli ekonomik ortaklarından birisi Türkiye’dir. Türkiye aynı zamanda bu ekonomik ve diplomatik iyi ilişkilerin daimi olarak yürümesinden yana siyaset yürütmektedir, çünkü Türkiye’nin Irak Kürdistan Bölgesinde çok büyük ekonomik çıkarları var. Kürdistan’la iyi ilişkiler yürütüldüğü sürece, Türkiye ‘dede ekonomik refah artacaktır. Kürdistan’da halen yüzlerce Türkiyeli müessese mevcut, Kürdistan’a yapılan milyonlarca yatırım, Türkiye ile Kürdistan’daki ilişkilerin ileride daha da geliştirilmesi için önemli bir etken.

Türkiye hem Irak ve hem de Kürdistan’la diplomatik ve ekonomik iyi ilişkilerin devam etmesinden yana. Dolayısıyla hiç bir geçici anlaşmazlık Türkiye’nin Kürdistan’la yapmakta olduğu ticari ve ekonomik ilişkilerin gelişmesine engel olamaz.

Ankara IŞİD militanlarıyla mücadeleye daha aktif bir şekilde katılacaktır, çünkü IŞİD bütün bölgeyi ve dünyayı yakından ilgilendiriyor. Kürt sorunu gibi derin bir sorunun çözümü konusunda ’da devlet müzakere sürecini başlatmalıdır

23.9.2014 Cidde جدة المملكة العربية السعودية

Advertisements

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden / Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden / Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden / Ändern )

Google+ Foto

Du kommentierst mit Deinem Google+-Konto. Abmelden / Ändern )

Verbinde mit %s