ümit 22 von PD Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu

Yaşam memleketimizde çok hızlı akıyor! Ülkedeki son bir yılın bilançosunu yaparsak! Gezi’de başlayan sokak hareketleri, 17-25 Aralık operasyonları, 30 Mart seçimleri geride kaldı. Fethullah Gülen’in hayatındaki en acı mağlubiyeti 17 Aralık, 25 Aralık 2014 operasyonları ve akabindeki 30 Mart 2014 seçim sonuçları ise, olmuştur. Bu arada Fetullah Gülen’in kaderiyle ilgili önemli bir gelişme ABD’de 17/21 Haziran 2014 tarihleri arasında gerçekleşti. Değerli içişleri Bakanımız Efkan Ala Amerika’da 4 günlük bir çalışma ziyareti gerçekleştirdi. ABD İç Güvenlik Bakanı Jeh Johnson, Başkan Obama’nın İç Güvenlik ve Terörle Mücadele Danışmanı Lisa Monaco ve Amerikan Adalet Bakanı Eric Holder’in önüne Fetullah Gülen’le ilğili önemli ‚Belgeli ve hacimli‘ bir dosya koymuş. Kendilerine ve ekibine bu önemli çalışma ziyaretinden dolayı teşekkür ediyorum.

Şimdi ise 1 Temmuz 2014’ tarihinden itibaren Türkiye cumhurbaşkanlığı seçim sathına girdi. İlk kez halkın sandık başına gideceği cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turu 10 Ağustos 2014 tarihinde Anadolu’da yapılacak. Değerli Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Milletin adamı Erdoğan” sloganıyla cumhurbaşkanlığı seçimi için halktan oy isteyecek. Erdoğan’ın “Herkesin cumhurbaşkanı olacağım. Çözüm sürecinin sekteye uğramasına asla izin vermeyeceğim” sözleriyle de herkese zeytin dalını yani barış elini uzattığı kesin. Kendileri siyaseti temiz yürekler için yaptıklarını. Başörtülü olduğu için üniversite kapılarından döndürülen, boynu bükük, gözü yaşlı kızlarımız için bu siyaseti yaptıklarını. Cezaevinde evladını ziyarete giden Kürtçe ‘den başka bir dil bilmeyen, anadilini konuşması yasak olan evladıyla sadece bakışarak sohbet etmek zorunda kalan, ciğeri yanık anneler için siyaset yaptıklarını belirtiyorlar. Bu gerçeği şahsen bildiğim ve Erdoğan’ın Halkımızın sorunlarını çözeceğine inandığım için Kardeş Türk ve Kürt Halkı’nın demokrasi mücadelesinin bu kararlı liderinin Cumhurbaşkanı adaylığını destekliyorum. Ve Zatı alilerine bu sütunlar vasıtasıyla başarılar diliyorum.

Anadolu’da Cumhurbaşkanlığı (yani Başkanlık) yarışı 10 Ağustos 2014’te yapılacak. Bu seçimde Erdoğan’ın iki rakibi var: CHP ile MHP’nin ‘çatı Aday’ı olarak gösterdikleri Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu ve HDP’nin adayı Av. Selahattin Demirtaş. Seçim, bu üç aday arasında geçecek.

Ekmeleddin İhsanoğlu CHP’nin müdürü Kılıcdaroğlu ve MHP’nin Lideri Sayın Doç. Dr. Bahçeli’nin aklına gelecek bir isim değildi. Ekmeleddin İhsanoğlu Aydın Doğan ve Pensilvanya’nın desteklediği bir planın ürünüdür. Ekmeleddin İhsanoğlu’nun cumhurbaşkanlığı seçimini kazanma şansı yoktur. Fetullah Gülen, CHP ve MHP’nin İhsanoğlu projesi ne Türkiye’de nede Mezopotamya’da maya tutmaz.

Av Salahattin Demirtaş HDP’den Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı adayı olmuş. Hayırlı ve uğurlu olsun. Demirtaş Türkiye Cumhurbaşkanı olsa hiç de fena bir şey olmaz. Yakışıyor da. Dolayısıyla ben bu konuda bugünkü makaleme yazılarını takdirle okuduğum değerli Av. Hüseyin Turhallı’dan uzun bir alıntı yaparak sizlerle bu sütunlarda onunda görüşlerimi paylaşmak istiyorum.
’’Pather Familias’’
’’Pather Familias “Aile Babası” anlamına gelen bu kavram Roma Hukukunda önemli bir kurumu ifade ediyor.

Aile babası, oğlu, kızı ve torunları üzerinde sınırsız bir yetkiye ve hakka sahipti. İstediğini istediğiyle evlendirir, istediğini evden kovar, mirasını istediğine bırakabilirdi.

Büyük baba ölmeden çocukları “hak ehliyetine” sahip olamazlardı. Pather Familias’ın bu hakkı devlet gücü, devlet otoritesi tarafından korunurdu. Böyle bir düzen ne kadar sürebilir? Zor olduğu sürece…. Bu, hak ve hürriyet gaspıdır. Ve çocuklar hürriyetlerine daha çabuk kavuşmak için babalarını öldürürlerdi. “Baba sistem” karşı bir “zor”la karşılaşınca değişti/ değişerek bugüne geldi. Günümüzde reşit çocuklar bir yana artık bir baba küçük çocuğuna bile tokat atamaz. Çocuğa şiddet uygulayan ebeveynler yine devlet otoritesi tarafından cezalandırılıyor. Yani artık babalar değil, çocuklar devlet güvencesinde.

Siyasilerimizin hal, tavır ve konuşmalarına bakıyorum, 2 bin yıl önceki Roma’da Pather Familias iskeletoru gözlerimin önünde canlanıyor.
…./….
Hukukta “Şahsa münhasır haklar” dediğimiz kişilikle sıkı sıkıya bağlı haklar var. Bu hakkı ancak ve ancak kişinin kendisi kullanabilir.
Örneğin ben başkasına vekâlet vererek “git vekaleten benim yerime evlen veya nikâh yap” diyemem. Bu işi ancak ve ancak ben yapabilirim.
Ama siyasilerimiz bizim adımıza her gün bir başkasıyla nikâh tazeliyor, evlenip evlenip boşanıyorlar! Böyle bir nikâh “Mutlak butlan” ile sakattır. Hukuki hiçbir geçerliliği yoktur.

Hatta bazı haklardan kişinin kendisi bile feragat edemez. Feragat etse bile hukuk düzeni ahlaka mugayir (aykırı) olduğu için itibar etmez. Mesela bireyin köle olma hakkı yoktur. Birey özgürlüğünden feragat edemez….
Bir de olur olmaz yerde bizim yerimize en doğal haklarımızdan feragat ediyorlar. Oysa “Feragat” çoğu zaman özel bir yetki gerektiriyor. Bunlara “vekâlet sınırınızı bilin, haddinizi aşmayın” deme hakkımız var. İtiraz hakkını kullanmaktan çekinenler için Bernard Russell “budala” diyor.
…./…..
Salahattin Demirtaş HDP’den Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı adayı olmuş.
Hayırlı olsun. Talabani Irak Cumhurbaşkanı oldu. Bir süre sonra Salih Müslim Suriye Başbakanı olacak. Eh Salahattin Demirtaş’da Türkiye Cumhurbaşkanı olsa hiç de fena bir şey olmaz. Yakışıyor da….Lakin… Lakin sormadan edemeyeceğim. Düne kadar bunlar “devlete karşıyız” diye bas bas bağırıyorlardı! Acaba hangi devlete karşıydılar? Peki, devlete karşı olup da “devlet başkanı” olmak için çırpınan siyasal bir hareketin felsefesinin sefaletini nereye koyacağız?

Domuz eti yemeyip de domuz eti suyunu kaşıklayana “Haram değil mi?” diye sorduklarında o da “Goşt naxum, eşkenê veduxum!” (et yemiyorum, suyunu içiyorum) demiş.
İçin beyler için, afiyetiniz olsun. Lakin bilmeniz ve unutmamanız gereken bir şeyler var:
Muhayyel siyasetler ecellerini, yaşam ülkesinin sınırında teslim eder.
Ve eğer “Pather Familias” olmakta ısrar ederseniz çocuklarınız hürriyetleri için sizi keser…..’’

Dolaysıyla biz Kürtler adına siyaset yapan siyasetçilerimizin değerli Av. Hüseyin Turhallı’ın bu görüşlerinden de
ders alması gerekir ders, boşa kulaç atmaya bence gerek yok artık.

Advertisements

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden / Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden / Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden / Ändern )

Google+ Foto

Du kommentierst mit Deinem Google+-Konto. Abmelden / Ändern )

Verbinde mit %s