Just another WordPress.com site

1624511_404663843002862_1785990067_a
von Gökhan Karagöl
1.Dünya Savaşı’nda Ortadoğu coğrafyası emperyalistler tarafından işgale uğramış ve bölgeyi elinde tutan Osmanlı Devleti yıkılmıştır. Herkesin başının çaresine baktığı, mahşeri andıran ortamda Kemalistler (İttihatçılar) Kürtleri yanlarına çekmek için Kürdistan’a otonomi vermeyi vaat ettiler fakat daha sonra savaş sırasında verilen sözler tutulmadı. Savaş sonrası emperyalistler Ortadoğu’yu çıkarlarına göre yeniden şekillendirirken Kürtlerin Kürdistan’daki egemenlik hakkını yok saydı ve Kürdistan’ı dört devlet arasında (Irak, İran, Suriye ve Türkiye) paylaştırdı.

Kuzey Kürdistan’ın ilhak edildiği Türkiye, Türklerin dışında başka milletlerin egemenlik hakkını yok sayacak şekilde çok güçlü bir merkezi yönetime sahip ve din düşmanı (özelde de İslam düşmanı) bir ulus devlet olarak kuruldu.

Yeni kurulan devlet Kürtlere hayat hakkı tanımadığı için Kürtler de kendi kurtuluşları adına doğal olarak arayış içine girdi. Bu arayışın sonucu olarak, Şeyh Said Efendi önderliğinde Azadi örgütünün organize ettiği bir isyan gerçekleştirilmiştir. İsyan, Kürdistan’ın çok geniş bir alanında etkili olmuş ve hiçbir askeri eğitimi olmayan halk tarafından büyük teveccüh görmüştür.

Ancak hazırlıkların yetersiz olması, ihanetler ve lider kadroların yakalanması sebebiyle isyan başarısız olmuş ve bölgede tam manası ile soykırım gerçekleştirilmiştir. Devlet güçleri girdikleri her yerleşim birimini yok etmiştir. Öyle ki Xoybun örgütünün verdiği bilgilere göre isyan sırasında ve sonrasında tam iki yüz bin Kürt katledilmiştir. Tabi Xoybun’un verdiği bilgiler bölgede yaşanan tüm vahşetin sadece bir kısmıdır. Gerçek sayı bahsedilenden çok daha fazladır.

Kâbus gibi Kürdistan’a çöken şiddet yüzünden Kürtlerde ciddi bir içe kapanma oldu. Halk bir daha aynı acıları yaşamamak adına bilinçli bir şekilde geçmişi unutma yoluna gitti. Burada bilinçli bir şekilde unutulmak istenen şey Kürdistan’dır, Kürt olmaktır. (Bilinçli unutma vakıası Dersim Soykırımı’ndan kurtulan Kürtlerde de vardır.)

Bu bilinçli unutma sebebiyle Kürtlerde toplumsal hafıza ve ulusal bilinç ciddi zarar gördü. Yetişen yeni kuşaklar bilinçli unutma sebebiyle kendi geçmişlerini yanlış kişilerden yanlış bir şekilde öğrendi.

Bugün Şeyh Said İsyanı, kimi Kürtlerde sadece ‘İslam için’ Kemalistlere karşı yapılmış bir isyan gibi algılanıyor. Sanırsınız ki Şeyh Said Efendi bir İslamcıdır ve Türk siyasetinde Kemalistler ve Muhafazakârlar arasında yaşanan iktidar mücadelesinde Muhafazakârlar kazansın diye isyan etmiştir.

Bu yanlış düşüncenin yerleşmesinde bilinçli unutmanın ve ayrıca Türk İslamcıları’nın katkısı büyüktür. Türk İslamcıları en başından beri Şeyh Said İsyanı’nı kendi ideolojik argümanları ile çarpıtarak Kürtleri ulusal bilinçten mahrum bırakmak ve verdikleri iktidar mücadelesinde Kürtleri kullanmak amacıyla yanlış yorumladılar. Bugün namlı hangi Türk İslamcısı’na baksanız bahsi geçen isyanı Kemalist devlete karşı yapılmış, hiçbir ulusal yani Kürdistani yönü olmayan ‘İslami’ bir ayaklanma olarak lanse eder.

Tabi Türk İslamcıları’nın rahle-i tedrisatından geçmiş Kürtler de aynı nakaratı tekrarlıyor doğal olarak, onlar da sanki isyanın hiçbir Kürdistani yönü yokmuş gibi olayı cihat romantizmi çerçevesinde saptırıyorlar.

Şunu açıkça ifade etmek gerek, Şey Said Efendi bir müslümandır ama bir İslamcı değildir… Bu noktadan hareketle Şeyh Said İsyanı, İslamcılık ideolojisi ile değerlendirilemez.

İslamcılık, devlete muhalif bir siyasi akım gibi gözükse de özünde amaçladığı şey devletin iktidarını ele geçirmektir. Yani muhalefeti mevcut devlete değil, o devleti yöneten iktidara yöneliktir. Bu sebeple amacı bağımsız İslami bir Kürdistan kurmak olan isyanı, Türkiye’nin iktidarını ele geçirmek isteyen bir ideoloji ile değerlendirmek yanlıştır ve art niyetlidir.

Kürtlerde Şeyh Said İsyanı’na dair olan yanlış algı, isyanın özünün halka daha iyi anlatılması ile ve Kürtlerin, Türk İslamcıları’ndan ideolojik olarak kopuşu ile mümkündür. Bu kıymetli insanın ve arkadaşlarının mirası ancak bu şekilde tam anlaşılır.

Malumunuz geride kalan 13 Şubat, Kürdistan tarihinde önemli bir yere sahip Şeyh Said Efendi ve arkadaşlarının isyanı başlattığı gündü. Bu sebeple, Kürt halkının kalbinde müstesna bir yeri olan aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Mekânları cennet olsun…

Selam ve saygılar.

von Gökhan Karagöl

Advertisements

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden / Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden / Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden / Ändern )

Google+ Foto

Du kommentierst mit Deinem Google+-Konto. Abmelden / Ändern )

Verbinde mit %s

Schlagwörter-Wolke

%d Bloggern gefällt das: