Just another WordPress.com site

Archiv für April, 2013

Abdullah Öcalan`in Çözüm önerileri


von PD Dr. Dr. Ümit Yazıcıoğlu

ümit 22Kürt sorununun 1999 yılından itibaren gelmiş olduğu uluslar arası arenadaki siyasi boyutları, Öcalanın Türkiyeye neden verildiğinin, nasıl yakalandığının ve bundan sonra ne olacağının perde arkasında yatmaktadır.
* * *
Ülkemizde halkımız acıları, ölümleri değil, sevinçleri konuşmak istiyor. Silahların değil fikirlerin, siyasetin konuşmasını istiyor. Zira geleceğimize nasıl bakacağımız geçmişimize nasıl bakacağımızı belirliyor. Dolayısıyla devlet yetkilileri ve değerli Öcalan arasında devam eden görüşmeler, 21 Mart 2013 Newroz Günü sayın Öcalan’ın Amed’te geniş bir kitleye yaptığı açıklama ile yeni bir noktaya geldi. Bu manifestoda dikkati çeken birden fazla nokta var. Bütün toplumu, gençliği, kadınları, etnik grupları, inanç gruplarını kucaklayan bir açıklamadır.

Bu manifestodan dolayı yoğun tartışmalar yapılıyor. Öcalan´ın İmralıda devlet başkanı gibi muhatap alınarak, diplomasi masasına oturtulması kıskanıldığı için Öcalan eleştiriliyor. Bazıları kendilerini Öcalan´ın yerine koyamaz onu anlayamazlar. Öcalan´ın barış çağrısını, siyasi tavır ve ğörüşlerini hep eleştirirler. Ama bu eleştiriler, daha ziyade çağdaş batı düşüncesi diyebileceğimiz bir tarzda veya hümanist değerleri ön plana çıkaran bir temelle yapılmıyor. ÖCALAN´ın hakkına saygı göstermeden – gerçeklerle bağdaşmasa bile daima kendilerini haklı göstererek – en gözde ve tek olmak isteyenler, Öcalanla ilğili derinlikten ve temelden yoksun eleştiriler dile ğetiriyorlar. Bu aslında sürpriz bir gelişme değil. Barış ve çözüm sürecine karşı bazı empereyalist cevrelerin yönlendirmesiyle yapılan yersiz eleştiri ve karalama kampanyasıdır. Bu yersiz eleştirilerin Kürt meselesinin çözümüne herhanği bir faydası yoktur. Bu karalama kampanyasını yapanların, akan kanın durması, kürt sorununun çözülmesi için herhanği bir ciddi önerisi, planı, projesi ve arkasında yürütebildiği belli bir kitle ğüçü var mıdır? Hayır yoktur.

Bugün Öcalan’a yaklaşım Kürt halkına yaklaşımdır. Kürt sorununa yaklaşımdır. Kürt sorununun çözümünü isteyenler Öcalan’ın düşüncelerinede saygı duymalıdırlar, çünkü biz Kürtler herkesten çok sorunun çözümünü istiyoruz. PKK’nın Kürtlerin meşru temsilcisi imiş gibi görüşmeler ile meşrulaştırılmasınada halk olarak karşıdeğiliz, gelsin ovada siyaset yapsınlar.

Öcalan ile yapılan görüşmelerinin son derece önemli ve hayati görüşmeler olduğunu bilmekde yarar var. Bu sürecin hukuki, sosyolojik ve siyasi boyutları var. Siyasi boyutlarının hak alanı anlamında hukuki yönleri var. Bu bağlamda yakında zaten kendileri yeni bir mektup daha kaleme alaçak, gençlerin ölmemesi ve bir damla daha kan akmaması için sınır dışına gerillanın çekilmesini, anaların artık gözyaşlarının dinmesini, hükümetin başlattığı yeni sürecin tıkatılmamasını, barış sürecinin önemini ve değerini örgütüne daha detaylı bir şekilde anlatacaktır.

* * *
Şu anda Anadolu genelinde kardeşliğimizin büyüdüğünü ve ebedi olacağını ğörmek mümkündür. Akil İnsanlar heyeti kuruldu. Çözüme yönelik Oslo görüşmelerinin ardından MİT Müsteşarı Hakan Fidan´ı geçen yıl yakalayıp içeri atacaklardı, hakkında açılmak istenen soruşturmayı Başbakan Erdoğan, Siyasi riski alarak önledi, onun teslim olmaması için bütün adımları attı. Görüldüğü gibi daha dün, TBMM’ine, “Çözüm Sürecini Araştırma Komisyonu“ kurulması için başvuruda bulunuldu. Niyet Kürt sorununu çözmek, PKK’lıların silahı bırakıp sınır dışına sağ salim çekilmesini sağlamaktır.

Hepimizin bildiği ğibi ülkemizdeki 1925 den buğüne kadar devam eden savaş, savaşı biz istiyoruz diye başlamadı. Halklarımız arasında ğerçekleşmesi zaruri olan barış ise, halklarımız barışı istedikler, için olacaktır. Savaş kolaydır, fakat barış zordur, zor olana ise tüm halkımız talibiptir. Savaş, ister gerilla türünden olsun, ister klasik savaş koşullarında uygulansın. Anadolu’da Kürt sorununu çözmeye yararlı bir araç değildir. Dolayısıyla silah değil siyaset işlemelidir. ‘‘Silahları bırakın…, Silahlı mücadeleden demokratik mücadeleye geçiş yapıyoruz. Bu mücadeleden vazgeçmek değil yeni bir mücadelenin başlangıcıdır‘‘, sözüne itiraz edecek halimiz yok.

Özgürlükçü, demokratik bir anayasanın yapılması ve bu yeni anayasada Kürt realitesi, Kürt kimliği ve dili kabul edilerek Kürdistan coğrafyasında yaşayan Kürtlere federatif idari-siyasi statü verilmelidir. Bu bağlamda Devlet idaresi modernleştirilerek, Başkanlık sistemine geçiş yapılarak, büyük şehir belediye başkanlıkları birleştirilerek, Bölge belediye başkanlıklarının yerel yönetimler yasasında yapılacak değişiklikler sonucu kurulması yakındır, kaaanatindeyim.

Yaşasın halkramızın kardeşliği.

PS:
O ğür saçları dertden, çileden agarmış büyük Kürt Filozof. Bu ğün bir yıl daha bitti, ama sakın üzülme zaman çabuk geçiyor diye. Unutma ki herkes aynı şeyi yaşıyor. Hayatın tüm kötülüklerinin senden uzak olmasını dilerim. İyi ki varsın ve iyi ki dostumsun!
65 inci Doğumgünün kutlu olsun.
04.04.2013 / Istanbul

Advertisements

Schlagwörter-Wolke